2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2016 Salı

BLOGGER #MIM-2017'ye DOĞRU HAYALLER, DILEKLER VE HEDEFLER


2017'ye doğru


Merhaba dostlar.
biliyorum buraları ihmal eder oldum. Gündüzün yoğun temposu akşam atalet olarak bana geri döndüğü için kolumu kıpırdatmaya halim kalmıyor ki.
Allah'tan siz canım dostlarım varsınız da beni buraya getiriyorsunuz. Sevgili Dilek Kıroğlu mimi hazırlamış ve hatta beni de mimlemiş. Ama maalesef haberim olmadığı için onun adını belirtmediğim için önce özürlerimi iletiyorum 
Bu sefer sevgili Banummmm Ilgının Renkli Dünyası ve sevgili Simurgun Kalemi
beni aynı mimde söbelemişler. Tigris demek ki ne yapıyormuşsun tıpış tıpış bilgisayar başına geçip soruları cevaplıyormuşsun. 
Hadi başlayalım o zaman.

1-Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. Huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler?

     Oooo tam benlik bir soru. Benim gibi inadım inat diyen biri huyundan kolay kolay vazgeçemiyor ki. Ama bazen öyle bir an geliyor ki bir kalemde silip atıyorum herşeyi.
Bu sene değiştirmek istediğim tek huyum önce ben önce ben ve yine önce ben demeyi iyiyce bir öğrenip ve herkese de bunun böyle olduğunu öğretmen.
Yani diyorum ki "ayna ayna söyle bana, benden daha değerlisi var mı bu dünyada ?"
El cevap "Yok yok yokkkkk olmamalı olmayacak "

2-Meşhur Alaaddin'in Sihirli Lambası oldu ya kucağına düştü. Ve tabi ki 3 dilek hakkı verdi. Dikkatli düşün, klavyenden çıkan her cümleyi gerçeğe dönüştürebilir. Ne dilerdin?

Ahhhh ben lambaya da kıyamazdım ki önce bir tarafında kırık dökük var mı diye bakardım. Sonra da antika eşyalarımın yanında baş köşeye koyardım.
Üç dileğimi de şöyle değerlendirirdim.
hayalimdeki evimde, mutluluk dolu günler geçirmek isterdim. Üç dileği hayalimdeki eve  nasıl sığdırır bilemem, artık onu da cin düşünsün ;)


3-Şimdi gerçek hayata dönüyoruz, evin, çocukların, kendin, kedin.. için yeni yılda neler yapmak var aklında? Şimdiden düşünelim ki, yeni yıl kapıda hazırlıksız yakalanmayalım :)


Bana gelen hazırlıksız gelsin, her türlü güzel şeye kapım sonuna kadar açık.(kapıdan kovduklarım siz uzak durun lütfen. Pencerelere demir taktırdım bu sefer de bacayı zorluyorsunuz hayırdır Noel Babalığa mı özendiniz. Yüzsüzlük ve yüzsüzlük lütfen siz uzak olun) Hazırlık yaptıkça olmuyor çünkü. Ben artık akışa bıraktım herşeyi.


4-Piyangodan büyük ikramiye çıksa hepimiz dünyayı gezeriz değil mi? Sen neler yapmak isterdin? Bir de şöyle düşün, o istediklerin için çok  para şart mı? Belki de değildir.

Ayyy söyleyene değil söyletene bak demişler. Para bir çıksın ben yapacağımı bilirim. Bir kere sevenlerim o kadar çok olur ki, hatta akraba olduğumuzu iddia edenler olur.  Valla parasız dünya bile dönmez olmuş.Parayla saadet olmazmış pehhh lafü güzaf.Bu devirde paran varsa insansın yoksa ölsen bile ölün ortada kalır mazallah.
Tek isteğim varyemez amca gibi para dolu havuzda yüzmek olur. vallahi.

5-Para para para. Para harcamadan da gerçekleştirebileceğin hayallerin vardır elbet. Haydi onları da paylaş, bekliyoruz.


Oooo tabiki olmaz mı?  En başta her yeni gün nefes aldığıma , sağlıklı olduğuma şükrediyorum. 
Paranın kölesi olmadan yaşamayı biliyorum ve küçük ayrıntılardan kendime kocamannnnn mutluluk payları çıkarabiliyorum.
uzun vadeli hayallere zaman harcamaktansa anı yaşamanın tadına varıyorum. Ve hiç para harcamadan da mutlu olabilineceğini her seferinde kendime öğretiyorum.
Ve insanları, hayvanları, bütün canlıları yürekten seviyorum.
  

Çok eğlenceli bir mimdi . Sefam olsun ohhhh.Hadi şimdi bir de bu mimin şanslı ismini söyleyeyim. Biliyorsunuz artık tek isim yazıyorum. Küsenlerden kırılanlardan fenalık geldi a dostlar.

Yusuf Arslan sizin hayalleriniz ve dilekleriniz nelermiş bakalım


24 Kasım 2016 Perşembe

Öğretmenin Unutmadı Seni

Bilir misiniz ,küçücük bir kalbin karşılıksız ve en saf sevgisini sunmak için, her sabah yeni umutlarla güne merhaba deyişini.
Bıkmadan  usanmadan hergün ve hergün..
Ben bu sevginin başrolünde olmaktan hem çok mutlu ve bir o kadar da duygu yüklü
Bana sevmenin en güzel halini yaşatan, küçük yüreğine dünyaları sığdıran güzel çocuk. Mavi bakışlarında buldum ben hayatın anlamını. Sarı saçlarının dalgaları oldu içimdeki heyecan.
Sabahın serinliğine, yakıcı güneşine, yağmuruna aldırmadan  hep bekledin beni, elimden tutmadan çıkmadık basamakları. 
Hiç de boş gelmedin bir demet kır çiçeği, bir papatya, belki kırmızı bir gül, doğa anne o gün sana neyi sunduysa sen de en sevdiğinden esirgemedin bu güzelliği.
Bilmem şimdi neredesin, neler yaparsın, ama eminim ki çok yakışıklı bir delikanlı olmuşsundur.
Hatırında mıyım,Yolda görsen tanır mısın beni ?
Buğrahan öğretmenin unutmadı seni
Çünkü bu kalp unutmaz gerçek sevginin sahibini. 
Ne kadar daha yolum var, bilinmez.
Gün geçtikçe insanların maskeler ardındaki sahte sevgilerini gördükçe doğru kalplerde yer aldığım  ve beni servetlerin en büyüğü ile ödüllendirdiği için daha çok şükreder oldum Tanrı'ya. 
Ben Öğretmenim ve iyi ki de ÖĞRETMENİM
Kalbimde yerini alan bütün güzel yüreklere selam olsun. 
Eylül 2000

20 Kasım 2016 Pazar

Pazar Okumalari - Jane Eyre

Tigris Jane Eyre okuyor

Selam millet,
Afiyettesinizdir umarım.
Ben mi ben iyiyim iyi merak etmeyin.
Haftasonu ev modunda geçti gitti. Pazar okumalarına devam dedim.
Yıllar önce okuduğum kitabı yeniden elime almanın keyfiyle kendimi bir kaptırdım ki sormayın, fazla okumaktan gözlerim kıpkırmızı olmuş, çay banyosu yaptım da iyi geldi.
Jane Eyre ile ilk tanışmam ortaokul sıralarındaydı. Babamın meşhur kitaplığındaki yeşil ciltli ünce yazılı kitabı büyük bir keyifle okumuştum. Geçenlerde yeni baskısını bulunca kaçırır mıyım hiç aldım.
Uğultulu Tepeler'in yazarı Emily Bronte'nin kız kardeşi Charlotte Bronte tarafından kaleme alınmış olan Jane Eyre , Viktorya dönemi İngilteresi'deki farklı sınıflardaki iki insanın aşkını anlatan,romantizm akımının en önemli örneklerindendir.
Hadi yoklama yapıyorum kimler Jane Eyre'yi okudu?


18 Kasım 2016 Cuma

Sitem !..


Sitem


Bugün de hayat yoluna,
Küstüğümüz yerden 
Devam etti. 
                      Tigris💚



Not: hiçbir şahısla bir küskünlüğüm yoktur, lütfen kimse üstüne alınıp, kendine pay çıkarmasın.

13 Kasım 2016 Pazar

Pazar Okumaları - Orhan Veli

Selam Blog dünyasının güzel insanları.
Aylardan kasım takvim pazarı işaret ediyor.
Bilirsiniz ben sevmem pazarları. Ama kaderin cilvesidir ki pazara sığdırdı bütün güzelliklerimi.
Yağmurlu ılık bir günde yapılacak en iyi şeydir kitapların büyülü dünyasına doğru yol almak . Orhan Veli epeydir elime almadığımdan mıdır bana sitemliydi. Gün Onun olsun en sevdiğim dizeleriyle günceme not düşeyim . Sesim de bu kubbede hoş sada olsun
 Sevgiyle

HİCRET
1.

damlara bakan penceresinden
liman görünürdü
ve kilise çanları
durmadan çalardı, bütün gün.
tren sesi duyulurdu yatağından
arada bir
ve geceleri.
bir de kız sevmeye başlamıştı
karşı apartımanda.
böyle olduğu halde
bu şehri bırakıp
başka şehre gitti.

2.

şimdi kavak ağaçları görünüyor,
penceresinden,
kanal boyunca.
gündüzleri yağmur yağıyor;
ay doğuyor geceleri
ve pazar kuruluyor, karşı meydanda.
onunsa daima;
yol mu, para mı, mektup mu;
bir düşündüğü var.



Not: Ben bu yayını dün hazırlamıştım. İçime nasıl  bir his doğduysa şu an çok şaşkınım . Bugün Orhan Veli'nin ölüm yıldönümüymüş. Anısına saygıyla 





6 Kasım 2016 Pazar

Ütopya'dan Mimliyoruz


Selam dostlar. Yine keyifli bir mim.
Sevgili Berika güzellik beni unutmamış mime davet emiş
.( şimdi farkettim ki Bi'blog şekercim de beni mimlemişşşş)
Üç soruluk ksa bir mim . Keyifli keyifli yazması da okuması da
Mucizeler 
1- Mucizelere inanır mısınız? Neden ?
    Mucizelere inanıyorum tabiki. İnsanın dünyaya gelmesi en büyük mucize değil midir ki ? Mucize içimizde yeter yeter ki onu çıkarmayı bilelim. Zorlu yaşam mücadeleri veren insanların sonunda başarıyı yakalamaları mucizelerin varlığının ispatıdır.
2-Şu an bir mucize olsa, ne olsun isterdiniz? 
 Allahım sen konuyu biliyorsun 
3- Bu kişi/olay/yer benim mucizem dediğiniz bir şey var mı? 
 Düşünüyorum da daha öyle bir olay yaşamamışım ya da bir kişi bana mucize olmamış. Ha yaşam neler gösterir bilinmez. Ama ben başka birinin mucizesi olmak isterim.

Not: Mim'i cevaplayacak arkadaşların yukarıdaki resimle ve aynı başlıkla yazmaları rica olunur. Bu notu da cevabınızın sonuna eklerseniz seviniriz :)

Gelelim bu mimin şanslı ismine 

Ilgın ile Durunun Renkli Dünyası canım Banucummmm cevaplarını merakla bekliyorum sevgiyle 


2 Kasım 2016 Çarşamba

Mavi'den...

Mavi Beyaz Umutlarım

Gri perde arkasına saklanmış iki yaramaz çocuk olmuş maviyle beyaz. Ayakları dışarda burdayız dercesine. 
Biliyorum ,sıyrılıp çıkacak grilikten, mavi beyaz çocuk yürekli, umutlarım.
Grinin buz gibi nefesine aldırmadan mavi mavi yanacak beyazın içinde kaybolurken.
Biliyorum her düş bir gün gerçek olur. İşte o zaman sonsuzluğunda kaybolacağım mavinin,  süt beyazı huzurunun gölgesinde.
Yitik zamanların küskünlüğünde geçen anların,çığlıkları mühürlenmiş kalplerde dindiğinde, mavi beyaz olacak dudaklardan dökülen aşk.
Biliyorum ,yakından da yakın
Biliyorum....

27 Ekim 2016 Perşembe

Ve Öyle de oldu

Dualarımdasınız


Merhaba dostlar,
Hani öyle anlar olur ki yüreğinizin en derininden bir ses size el açtırır da en samimi hisler dudaklarınızdan dökülür.
işte öyle bir andayım. Ve kalbimi açtım, bütün güzelliklere,huzura , sağlığa , sevgiye, başarıya...
Ve kalbim diyor ki şu anda kim ne istiyorsa Allahım isteklerini kabul etsin. Hastalara şifa, dertlilere deva,işsizlere iş, aç susuzlara aş, yalnızlara aşk, evsizlere ev , mutluluk,huzur ihsan etsin.
Hepinizi çok seviyorum, her geçen gününüz dünden güzel olsun. Gönlünüzdeki muradınız gerçek olsun.
Ve öyle de oldu.
Sevgiyle

18 Ekim 2016 Salı

Sessizligin Rengi

Sessizligin Rengi

 Merhaba dostlar,
 Hızlı akan günlerin peşi sıra, koşar adımlarla yetişmeye çalışırken arada bir kısa molalar ve sessizlik ruhun en iyi ilacı oluyor .
Dün çocuklarla konuşurken bir an sessizlik oldu.Hani sohbetin en hararetli yerinde birden herkes sus pus olur. İşte öyle.
"Ohhhh  be dünya varmış" dedirten cinsten.
 Çocukların renklerle dolu dünyasında birden düşündüm de sssizliğin rengi olsa ne renk olurdu acaba.?
Ve sordum miniklerime hepsi bir renk söyledi. Ama çoğunun rengi ortaktı.
Size de sorsam aynı soruyu sessizliğin rengi nedir diye , sahi ne dersiniz ?

12 Ekim 2016 Çarşamba

Kahveli Söyleşiler


Kahveli Söyleşiler

Merhaba blog dostlarım. 
Bilindiği üzere anne tarafından Trabzonluyum  Ya bıgün de çocukluğuma , Trabzon'a doğru yola çıktım. 
Her sene, yaz tatilini Trabzon'da dedemin üç katlı ahşap evinde geçirirdik.  Sotka mahallesinde kaleye bitişik inşaa edilmiş o heybetli binanın duvarları dede,anneanne,torun, dayı, teyze, yeğen, yenge,enişte bütün ailenin hoş sadalarıyla yılar ve yıllar çınladı durdu.
Ahşap merdivenler, gün boyu çocukların patırtısından yorgun düşerdi.
Onca çocuğu büyüten bina ,  bir kandil gecesinde küçük abimin ilk çığlıklarına da tanıklık etmiştir.
Yüksek tavanlı , yukarıya doğru sürgülü pencereleri , bir odadan bir odaya geçerken gıcırdayan tahtaları adeta bize yılların yorgunluğunu hatırlatırdı .
Bodrum katta  su sarnıcı  olarak yapılan , eve şehir şebeke suyunun gelmesiyle birlikte fındık kabuğu depolama görevine devam eden sarnıçtan gelen ses , Trabzon eski evlerinin olmazsa olmazı fındık faresinden başkası değildi.
İki kanatlı ahşap kapıya birisinin geldiğini tok sesli kapı tokmağından gelen ses bildirirdi. Hemen camdan bakılır gelen buyur edilirdi. Öyle merdivenleri inmeye gerek kalmadan, bir ucu kapı koluna diğer ucu da merdiven başına bağlanan urgan çekildi mi kapı açılırdı. 
Gelen kişi aşağıda taşlık denilen yerde ayakkabılarını çıkarır, evin küçük kızı koşar hemen ayakkabıları çevirir merdiven basamaklarına sıralanmış terliklerden birini gelen kişiye verirdi. Ailenin en küçük torunu olarak bu görev genellikle benimdi. Misafir karşılamak ve uğurlamak benim için ayrı bir zevkti. 
Gelen kişi sofa denilen yerde baş köşedeki divana oturtulur ve koyu bir sohbetin içinde şen kahkahalarla yankılanırdı duvarlar.
Daha yazacak çok şey var ama devamını merakla kimler bekleyecek bakalım.
Şimdilik hoş ve hoşluklarla kalın sevgiyle. 
12.10.2016
Tigris 

Çayım İnce Bellide

Çayım İnce Bellide

 Bir efsaneye göre milattan  önceki yıllarda  Çin imparatorunun tesadüfen bardağına düşen çay yaprağının büyüsüne kapılmasıyla birlikte çayın insanoğluyla yolculuğu başlamıştır.çayın Avrupayla tanışması binlerce yıl sonra olmuş. Kahve tiryakisi  olan Ülkemiz  1900 lü yıllarda çayla tanışmış , sonrasında  hayatımızın başköşesinde yerini almıştır.Çay üretiminden içimine kadar bir sürü özel işlemden geçer.Bir ritüel halinde sunulur.Sabah kahvaltısından gecenin geç saatlerine kadar her an heryerde karşımıza çıkan çay değişik kültürel değerlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Çayın demlenmesi ve sunulması sırasında kendine özgü eşyaları vardır. Porselen demlik en güzel tadı yakalamak için şarttır.İnce belli zarif bir bardakta porselen çay tabağıyla ikram edilirse göz zevki de doyurulur.Gerçek çay tiryakilerinin tercihi küçük bardakta olur, çayı soğutmadan içmek için.
Rusya'dan ülkemiz kültürüne giren semaver( kenydi kendine kaynayan ) ve kıtlama çay genellikle doğu illerimizde geçerliliğini halen korur. Kıtlama çay tutukunları küçük kbir şeker parçasıyla üç dört bardak çay içebilmektedirler.Sabah kahvaltısından başlayarak ,hanımların günlerinde yapılan birbirinden leziz yiyeceklere ve sohbetlere eşlik eder .işyeri ziyaretlerinde çay askısında üzeri metal tabakla örtülmüş şekilde kazan çayı olarak karşımıza çıkar.Çocuklara bardağın yarısına kadar doldurulmuş açık çay önce şekeri eritilip soğuk su ilave edilerek " paşa çayı " olarak ikram edilir.Akşam çaya misafir varsa ,kuru kuru çay ikram edemez evin annesi.yanında eşlik edecek mutlaka bir kek olmalıdır. Akşam oturmalarında Yaşlılarınki  tansiyonu, çarpıntısı , uyku sorunu gözetilerek açık ve limonlu olarak sunulur.Artık çay içilmeyeceğini belirtmek için çay kaşığı bardağın üstüne ters bir şekilde konulur.Ev sahibi nezaketinden" çayım daha var iç bir tane daha " diye ısrar eder.
Ağız tadıyla içilen bir bardak çayın üstüne yoktur.Tıpkı bir ailenin uyumlu yaşamı gibi.
Çayın alt demliği kaynanadır. Sürekli kaynar durur. Hatta dikkat edilmezse taşabilir. 
Üst demlik gelindir alt demlik kaynadıkça onunda harareti artar ama zamanlada olgunlaşır ve demlenir
Gelinin kocası bardaktır her iki çaydanlıktanda yeterince nasibini alır.
Biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin, bu nedenlede denge unsurudur.
Açık ya da demli çayın hoşa gitmemeside bundandır.
Çocuklar çayın şekeridir, tat verir. Çok şeker, çayın lezzetini bozar.
Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir.
Görümce ise çay kaşığıdır. Arada bir gelir karıştırıp gider.
Kayınpedere gelince o da çay tabağıdır. Çayın demine suyuna karışmaz.
Bir kenarda lök gibi oturur. Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.
Ancak arasıra boşaltılması gerekir. Yoksa taşıp herşeyi berbat edebilir.
Çay süzgeci ailenin sahip olduğu değerlerdir. Aileyi dış müdahalelerden korur. Delikleri büyük olursa çayın tadı kaçar.
Suyu ısıtan ateş ise hoşgörüdür. O olmadan çay da olmaz.
Kısacası bir bardak çay ailedir.
Çay bahçeleri vardır, insanların ailecek gelip nefeslenebilecekleri, sıcacık salaşlığıyla günümüz kafelerine inat . Eski filmlerde Eyüp'te Piyer Loti  tepesinde tahta sandalyelerde eşsiz manzara eşliğinde yudumlarken çaylarını aşkların en ölümsüzü yaşanırmış.şairlere de ilham olmuş , buğulu bir bardak çay. biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz…
Oğuz Atay
bir gün çay içelim seninle, çaylar benden manzara senden olsun…
Orhan Kemal
basit yaşayacaksın basit, sanki bir gün yaşamın sona erecekmiş gibi basit, çay, simit ve peynirle…
Nazım Hikmet Ran
çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine…
Sunay Akın
Çayın yalnızlıkla başı pek hoş değildir,sohbet ister.dost ister, yaren ister. İnce bellide içtiğiniz her bardak yüreğinizdeki insanla olsun.

6 Ekim 2016 Perşembe

Aşkın DE'li Hallleri

Ey AŞK !..
Deli kızın çeyizi gibi ,
Duvardan duvara serildin hayatıma 
                                    Tigris

Kahve altı şiirleri

Ateş Dikenleri Meyvede


Ateş Dikeni 

Selam güzel insanlar,
Yoğun tempolu bir Eylülü geride bıraktık, Ekim de hızından bir şey kaybetmemek için elinden geleni ardına koymuyor.
Ne zaman sabah  ve ne zaman gece oluyor anlamıyorum.
Okul çıkışlarında havanın tatlı serinliğini yüzümde daha fazla hissetmek için yürüyerek eve geliyorum.
Ağaçlar da olmasa hangi mevsimde olduğumuzu da anımsayamayacağım.
At kestaneleri, cevizler yolumu dört gözle bekleyen dostlarım, her akşam üstü dalından koparak ayaklarımın ucuna düşüyorlar. Bir tanesini alıp usulca cebimde saklıyorum. Bana sonbaharın güzel anlarını hatırlatsınlar diye.
Yapraklar da başladı dökülmeye. Hele o komşu  bahçenin ayvaları... Eskilerin deyimiyle bu sene kış çok  çetin geçeceğe benzer, küçük ağaç ayvadan yıkılıyor.
Bir de ateş dikenleri meyvede.
Güneş ışığında daha bir turuncu. Doğa salkım , salkım takmış turuncu küpelerini, sarıyla uyumlu, küf yeşili desenli fistanıyla. 
Sonbahar başka bir güzel, hayat herşeye rağmen yaşamaya değer.
Bir dalın bile size söyleyeceği o kadar çok hikaye var ki duymayı görmeyi bilirsek eğer.

19 Eylül 2016 Pazartesi

okullar Açıldı ki

Benim miniklerim 

Selam millet,
Bugün ne kadar yoğundu öyle.
Yeni miniklerim , yeni velilerim . İçim kıpır kıpırdı.
blogları şöylebir dolaştım da çocukları okula yeni başlayan blogger dostlarım oldukça fazla. inanın enaz sizin kadar ben  de heyecanlıydım.
Yeni eğitim öğretim yılımız tüm öğretmen ve öğrencilere hayırlı uğurlu olsun.
Bütün güzellikler bizimle olsun.
Bugünlük bu kadar ,  ileriki günlerde miniklerimle ilgili gelişmeleri size aktarırım.
Sevgiyle

13 Eylül 2016 Salı

Bayram Şekerleri


Bayram şekerleri 

Selam dostlar,
Umuyorum ki bayramınız keyifli geçiyordur.
Biz çok şükür daha iyiyiz, abilerim , yengelerim ve yeğenlerim geldi aile daha bir sıkı sarıldı birbirine.
Babam da çok mutlu bir an önce ayaklanmak istiyor , biliyorum bu günler de geçecek.
Bayramın şekeri,çikolatası, tatlısı hepsi benim evimde . Nasıl da içten hala diyorlar. Hele küçük yumurcak var ya küçük yumurcak her sabah insanı hayata yeniden bağlıyor.
Bakıyorum da hepsi ne çabuk büyüdüler, aklı başında birer birey oldular. Yeğenlerimin hepsiyle ayrı ayrı gurur duyuyorum.
Sizin de  böyle tatlı bayram şekerleriniz var mı ?

12 Eylül 2016 Pazartesi

Mutlu Bayramlar

Mutlu Bayramlar


Bayramların en güzeli, mutlu aile içinde  birlik ve beraberlik duygularıyla, hastalıkta da sağlıkta da gülmeyi becerebilmekle yaşanır.
Hep mutlu bayramlarımız olsun .
Sevgiyle 

9 Eylül 2016 Cuma

Babam Evde


Dostlarım ,
Babamı bugün hastaneden çıkardık.
Evde tedavisi devam edecek. Fizik tedavi ile kısa zamanda ayağa kalkacağını umuyoruz.
Hastane ortamından sonra eve gelince keyfi de yerine geldi.
Dualarınız ve güzel dilekleriniz için, hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
Mesajlarınız beni çok mutlu etti, hepinizi yanımda hissettim. Tek tek cevap yazmak isterdim ancak bu süreçte inanın ki yemek yemeyi ve uyumayı bile unutuyormuş insan.
 Güzel dileklerinizi babama ilettim, o da çok sevindi, moral oldu.Burada

Esenlikler dilerim.

Öne Çıkan Yayın

Yalnızlığa Dair

Birine bağlanamayacak kadar        kalabalık yalnızlıklarım         var benim .  Tigris