28 Nisan 2024 Pazar

ÇİFTLİK SATTIRAN ….

 Dün öğleden sonra çarşı işlerimi bir an önce bitirip eve dönme telaşıyla hızlı hızlı adımlarla dolanırken yanımdan geçen bir kadının sözlerine takılı kaldı aklım . 

“ Tarla sattıran şalvar” sözlerin ne yazık ki bu kadarını duyabildim . 

Ama düşün düşün düşün deli olacağım . Nasıl bir şalvarmış bu tarla sattırıyor? 

Kafamda binbir senaryo dönüyor . 

Bizim bu yörelerde kadınlar şalvar giyerler. Düğünlük bayramlık şalvarları da ağır kumaşlardan olur . 

Diyorum hangi gelin bu acaba şalvar istedi de çok pahalı olunca tarla satıldı ?

Ya da diyorum bir dizideki replik mi  de benim haberim yok 

Genellikle dizi repliklerini çok sonraları duyarım izlemediğim için . 

Neyse efendim aklım bu sözde . Nasıl bir şalvar acaba bu ?

Eve gelince bir de google ‘a danışayım bakalım dedim . Yazdım hemen “ tarla sattıran şalvar .” 

Çok bilmiş google “ çiftlik sattıran kumaş’tan şalvar “ fiye düzeltti. 

Meğer böyle bir kumaş varmış ya a dostlar . 

Bu zamana kadar ne duydum ne gördüm . 

Kumaşın asıl adı “ Javanez” miş. 

Kumaşın özellikleri:

KUMAS ÇIFT ENLIDIR (150 CM EN)

DÖKÜMLÜ, KIRISMAZ, ÇEKMEZ, SOLMA YAPMAZ


HAFIF, IS GOSTERMEZ, TERLETMEZ, ASTAR GEREKMEZ, VUCUDA YAPISMAZ KUMAS


DON, SALVARLIK, TAKIM, KATURBA, KAT, ETERLIK, I ELBISELIK, TUNIK, GOMLEK, OLARAK HER TURLU DIKIMDE KULLANILIR.


Bir de neden adına çiftlik sattıran demişler bunu öğrenebilsem ? 

Belki hikayesini bilen vardır .

Bilen yazarsa çok sevinirim . 


Not: Fotograf alıntıdır.

15 Nisan 2024 Pazartesi

BİR HIRSIZLIK HADİSESİ

 Dokuz günlük tatilin ardından bugün yeniden okula geldik. 

Geldik gelmesine de sabah büyük bir şokla karşılaştık . Dün akşam saatlerinde bahçedeki güvenlik kabinine hırsız girmiş. Camı çerçeveyi aşağıya indirmiş . Ne var ne yok alıp götürmüş. 

Diğer müdür yardımcısı arkadaşlarımın meğer olaydan haberleri varmış bana bir şey dememişler . 

Kamera kayıtlarından an be an takip ederek hırsızı teşhis etmeye çalıştık . 

Havanın aydınlığında elini kolunu sallayarak bahçeye girmiş, bahçedeki çocuklara aldırmadan dirseğiyle camı kırmış ve o daracık yerden tabiri caizse balıklama içeri dalmış .  Elektrikli ısıtıcı , su ısıtıcısı , radyo , kahve , çikolata, kağıt bardak, defter , kalem  hatta ve hatta kurumuş çiçek buketleri ne yapacaksa artık o çiçekleri hatta çöp kovasını bile bir güzel sırtlanmış geldiği yoldan geri gitmek istemiş demirlerden geçememiş tekrar okulun etrafını dolanmış. Eşyaları içeride bırakıp demirden atlamış birilerinden yardım istemiş . Görgü tanıklarına da  pişkin pişkin ben bekçiyim taşınıyorum  eşyalarımı taşımama yardım eder misiniz  demiş. 

Seni tanımıyoruz diyen bir öğrencimize de ben  eski bekçiyim eşyalarım kalmış onları almaya geldim demiş . Çocuk da korkusuna soramamış bile neden camdan girdiğini. Eşyalarını bir güzel taşımış.

O kadar rahat iş çıkarmış ki ağzımız açık izledik. 

Bu arada alkollü olduğunu da belirtmem gerek . Bu kadar soğuk kanlı olmasının başka  açıklaması olamaz. 

Asıl dikkatimizi çeken çöp kutusundan  kağıt bardağa kadar her şeyi toplayıp giden bay hırsız bir şeye dokunmamış bile.

O da tabiki  bir kitaptı .Kitabı  güvenlik görevlimize ben vermiştim okusun diye .  Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu kitabının yüzüne bakmamış. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim .

Bu olay bana yıllar önce okuduğum şu sözü aklıma getirdi. 

“ Okuyanlar çalmaz, hırsızlar da okumaz!"



Sevgiyle

Tigris

15.04.2024


 


14 Nisan 2024 Pazar

BİR BAYRAM DAHA …




Bir bayram daha geçti üstümden. 

Hem bedenim hem de zihnim çok yorgun. 

Daha gelmeden telaşesiyle beni ateşlere salan bayram . 

Ne yemek yapsam ? Alış verişi iki kerede tamamlayamam . Temizlik ayrı dert. Gelen giden çok olur. Çikolata şeker yeter mi . Her gün pişecek yemeğin adı da konmalı ki malzemeleri ona göre alınmalı. 

Geleceklerin yolu gözlenir, stresli bekleyiş başlar. 

Bunları düşünürken kendime bayramlık kıyafet almak hiç aklımdan geçmez . Temiz pak bir kıyafet yeter de artar bile.

Yıllar var ki kendime bayramlık kıyafet almadım. 

Neden mi almadım? 

İhtiyaç duymadım . 

Anne babamın yanında olunca eve bayram ziyaretine gelen gidene hizmet etmekten giyinip kuşanıp süslenmeye vaktim olmadı ki hiç . 

Kül kedisi misali rahat bir kıyafet ve onun üstünde  yılların lekesini içine sindirmiş mutfak önlüğü…

Kahve yap ,çay getir . Tatlı ikram et . Hatta sofra kur . Yemek yap. bulaşık yıka. Yatak ser. 

Sonrasında yatak çarşaf yıka ütüle kaldır. 

Bayram gezmesi nedir bilmem ben . 

Ben hep ev sahibi oldum . 

Misafirlik bilmem . 

Bayramlıklarım da olmadı , olamadı. 

Ailenin bir araya gelmesi güzel şikayetim yok  . Ancak bir kere de ben misafir olsam . Bavulumu haftalar öncesinden hazırlasam . Tek derdim ne giyeceğime karar verememek olsa .Bayram  bir kerecik de bana da gelse. Vedalaşırken haydi Allahaısmarladık desem ve bu sefer de ben gitsem . Uğurlanan ben olsam ,arkamdan su dökülse . Bir kere de onlar varacağım yere ulaşma haberimi binbir kaygıyla beklese …


Her yıl bayram yorgunu yüreğimle, eksikliğini çok fazla hissettiğim babamsız  anlamsız bayram gelmesen  de olur artık. 


14.04.2024

Sevgiyle 

Tigris

Öne Çıkan Yayın

Yalnızlığa Dair

Birine bağlanamayacak kadar        kalabalık yalnızlıklarım         var benim .  Tigris