2 Temmuz 2020 Perşembe

İmkansız Hallerim


Bazen güzel bir kelam gelir aklına
 Lal olur dillerin dökemezsin kaleme
Bazen en afillisinden bir küfür olur içindeki yangın
Dökemezsin  süt beyazı kağıtlara
Kırlangıçların kanadıyla  söylersin selamını da
İlenmelerin boğazında gordion düğümü
Sevmek mi çok zor , sevda çekmek mi
Düşünür düşünür düşünürsün
Hayata isyanımdı Hep bu gülmelerim  .
Hüzünlerin dili yoktur yürek konuşur çünkü
Kederlerimizdi aynı kaldırıma düşen .
Kanayan dizlerimiz değil
Ruhumuzdaki kapanmayan yara .
Sevda yorgunuyduk  sadece
Aklımda tek soru neden neden neden .

02.07.2020
Tigris

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Halalar Günü


Evet caanım efendim söylüyorum söylüyorum da kime söylüyorum .
Bugün 1 temmuz halalar günü .
O da nerden çıktı demeyin yaklaşık bi 5 yıldır kutluyorum ben. Ben buldum. Uydurma diyenlere cevabım sanki  diğer günleri biri  uydurmadı mı?
Ben de halalar gününü buldum .
Demek ki neymiş 1 temmuz halalar günüymüş . Ve ne yapıyormuşuz ? Hemen halalarımızı arayıp gününü kutluyormuşuz .
Benim de 4 yeğenime selam olsun biricik asaletli halalarını unutmazlar.
1 temmuz 1 temmuz halalar günü
Halalarımızın kutlu olsun günüüü 🎶🎶🎶🎶

Sevgiyle

26 Haziran 2020 Cuma

Şuna da bi ....


Doğal insanların o samimi sıcacık yüreklerine bayılıyorum . Ne olursa olsun özünü bozmayan o güzellikleri her yerde hemen belli oluyor.
    Bazı insanların köylü , görgüsüz diye  davranışlarından dolayı aşağıladıkları aslında  yapmacık insanlara inat özünü bozmamış  doğallıktaki insanlarımız insancıklarımız .
Çatal şu elle tutulur, masada şu şurada durur. Gibi şeyleri kendine dert edinenlerin karşısında daha gün doğmadan kalkıp bahçede tarlada canla başla çalışıp yorulan kişinin önündeki bir tas çorbayla karnını doyurmaktır tek gayesi. Şehirli mızmızlığı yapacak ne vakti vardır ne de öyle bir derdi. Yemek buldun mu giriş. Çünkü çalışıp o ekmeği hak edecek kadar acıktın .
     Düğünleri oldum olası sevmem. Hele de gösteriş adına yapılan her şey benden uzak dursun aman aman .
Çok yakın bir akrabamın yıllar önceki düğünündeki bir kare zaman zaman gülümsememe sebeptir.
Beş yıldızlı bir otelin balo salonunda düzenlenen yemekli bir düğün düşünün. Bizim bulunduğumuz masada ben ve ailem. Nikah şahidi de abim olduğu için masaya olan ilgi iki katı. Nikahı belediye başkanı kıyıyor. Protokol insanlarının verdiği ciddiyetle masada diken üstünde oturuyorum. İster istemez  görgü kurallarına uymak için daha fazla dikkat ediyorum.
  Bu sırada köylerde tam iş zamanı olduğu için , tarlasında gün boyu çalışıp yorulmuş bir akrabamız da salondan içeri giriyor.  Giyinmeye fırsatı olmadan bu bölgenin yöresel kıyafeti olan şalvarıya  kapıda görününce ister istemez bakışlar kapıya yöneliyor. Bizim masada onlara da yer ayırmışlar.
   Hala dediğimiz akrabamız çok yorulmuş kilosunun da fazlalığından ayakları perişan. Benim yanımdaki sandalyeye ayaklarını kaldırıp koyuyor. Garsonlar sürekli masaların etrafında dolanıp içeceklerimizi tazeliyorlar. Meyve suyu, siyah renkli gazoz ya da sarı renkli gazoz. Kim ne içiyorsa ona göre bardaklara ilave ediliyor.
Hala  gün boyu sıcakta çalışıp çok yorulmuş çok da susamış. Garson hanım efendi ne içersiniz diye sorunca “sarı gula “diyor.
Bir müddet sonra garson herkes ne içiyorsa onu ilave etmeye devam ediyor. Meyve suyu içene meyve suyu masada kim ne içiyorsa ona göre ilavelerini yapıyor. Hala bir dikişte içmiş sarı gulasını içi yanmış. Garsonun yanına gelmesine fırsat kalmadan kadehi elinde bağırıyor.” Şuna da bi   gara gula guy.” Garsonun elindeki bu sırada siyah renkli gazoz sarı  değil , garip garip bakıyor.  Ben ise onun içtenliğine hayran hayran bakıyorum . Düğünün ve kalabalığın sesinden onun sözlerini kimse fark etmiyor ama  .Bu kare bende hoş bir anı olarak kalıyor .
     Siz istediğiniz kadar kural deyin , görgü deyin. O an ihtiyaç neyse onun dışına çıkmayan özü bozulmamış insanlarda hiç de garip durmuyor bu davranışlar .

Sevgiyle
26.06.2020

Öne Çıkan Yayın

Yitik Zamanlar....

Yitik zamanları beş geçiyordu, saniyelerde atan kalbim.  Tigris