30 Haziran 2019 Pazar

Burçak Tarlası - Turkulerin Hikayesi


Genç kara yağız delikanlı ana kucağı Niksar’dan kalkıp
İstanbul’a asker ocağına gelmiştir. Vatan görevidir ölüme deseler gözünü kırpmadan gidecek yüreği vardır.
Gel zaman git zaman izine çıktığı bir gün İstanbul sokaklarının birinde bir güzele gönül verir.
İstanbul’un zengin ailelerinden olan kız da  bizim kara yağız delikanlıyla  ince tülünün altından bir an göz göze gelir. Kalbinde bir kıvılcım parlar.
Kız genç güzel zengin ve şehirli
Delikanlı Anadolu’da bir köyde elde avuçta yok.
Ama aşk bu engel tanır mı ?
Kıza gönül vermiş bir kere. Kızdan altta mı kalır.
Anlatır da anlatır.  zenginliklerinden, tarlalarından , bağlarından bahçelerinden.
Kızın gönlünü eder , askerlik de biter.
Kızın babası gönülsüz de olsa kızını verir içi yana yana.
İki sevdalı düşer yollara. Gemiyle Samsun’a oradan da doğru. Niksar’a
Gelirler gelmesine ama sabahına büyü bozulur. İki göz toprak evde anlar kız başına gelenleri.
Ama delikanlıyı da seviyor babasına da karşı gelmiştir.
Sineye çekip ,sıcak sudan soğuk suya değmemiş narin elleriyle bir yandan burçak yolmuş  bir yandan  da kaderinin ağıtını yakmış.

Burçak Tarlası

Yöre: Tokat / Niksar

Sabahtan kalktım da ezan sesi var,  
Ezan sesi değil yar yar, burçak yası var.  
Bakın şu deyyusa kaç tarlası var.  

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması  
Burçak tarlasında yar yar gelin olması.  
Eğdirme fesini yar yar, kalkar giderim  
Evini başına yar yar yıkar da giderim. 

Elimi salladım değdi dikene  
İntizar eyledim yar yar, burçak ekene.  
İlahi kaynana, ömrün tükene. 

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması  
Burçak tarlasında yar yar gelin olması.  
Eğdirme fesini yar yar, kalkar giderim  
Evini başına yar yar yıkar da giderim.  

Sabahtan kalktım da sütü pişirdim  
Sütün kaymağını yar yar, yere taşırdım  
Burçak tarlasında aklım şaşırdım  

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması  
Burçak tarlasında yar yar gelin olması.  
Eğdirme fesini yar yar, kalkar giderim  
Evini başına yar yar yıkar da giderim


26 Haziran 2019 Çarşamba

Durum Bildirimi

Gökkuşağı

Selam Dostlar
Biliyorum yine açtım arayı.
Bir türlü fırsat olmadı ki iki satır yazayım.
Sıcaklar bir yandan devam eden eğitimler seminerler bir yandan.
Bunalttı iyice.
Akşam üstü bir yağmur yağdı öyle böyle değil
Arkasından çıkan gökkuşağı bütün çirkinlikleri  temizledi
Şimdilik bende durum bu.
Sizler neler yapıyorsunuz.
Ses verin

13 Haziran 2019 Perşembe

Sevgi Yüzü Güldürür

Selam Cafeciler
Biliyorum epeydir Ayşegül'den haber bekliyorsunuz.
Okulun son günleri iyice duygusal oldu.
Ayrılığın hüznü üzerine çöktü kaldı.
Gerçi o okulun ilk günü yeni okuluna gidecek ertesi gün hemen bana gelecek.
Ne güzel hayallerle gönlümü alıyor, beni teselli ediyor.
Yanımdan bir dakika ayrılmıyor.
Benim için de çok zor geçiyor günler, öyle alıştım ki ona
Tatil ikimiz için de ilaç olacaktır.
Yaşadığımız diyalogların en güzelini sizlerle paylaşmak istedim
Ki Ayşegül de ancak böyle bir final yapardı.

Şu pırıl pırıl elbiseyi giyip gelmiş. 
Öğretmenim bak ne göstereceğim? 
“ Sevgi yüzü güldürür.” 
Dedi ve pulları aşağı kaydırarak kalpteki sevgi yazısını gülen yüze çevirdi. 
Senin sevginle benim yüzüm de kalbim de hep gülüyor ve hep de gülecek. 
Bir sihir gibi dünyama girdin.  tıpkı o cılız parmaklarının pullara dokunuşu  gibi birden kalbimi güldürdün. 
Güle güle benim ,minik yüreğine en kocaman sevgiyi sığdıran ,güzelliğim. 
Yolun bahtın hep açık olsun. 
Bendeki yerin denizler kadar engin . 
Güle güle küçüğüm
Mutlu yüzüm
Gözbebeğim
Sevgiyle
13.06.2019 



Not: bu resimde okul bloğu hakkındaki düşüncelerimi soruyordu. 
Okul bloğu dediği onu sizinle tanıştırdığım, benim cafenin ta kendisi.
 Sizlerin Onu çok sevdiğinizi, benim de onunla ilgili yaşadıklarımı yazmaktan çok mutlu olduğumu söyledim.  Meşhurum ben demeyi ihmal etmedi, gülümsedi.
Giderayak röportaj da yaptı ya benimle. 
Of ya gözüme toz kaçtı


Ayeşgül'ün diğer maceraları için
     tık tık
    burada
    Tık tık
    burada
    tık tık
   burada
   tık tık
   burada
  tık tık
 


10 Haziran 2019 Pazartesi

Biri Kep mi dedi ?


Merhaba Blog Dostları.
Yine arayı açtım biliyorum.
Bayramdı seyrandı derken fırsat bulup da iki satır yazamadım ki
Bu aralar aklımdaki konu gündemimizde de yer alan mezuniyetler sene sonu gösterileri( gösterişleri)
Artık nasıl tiksindiysem, kepin cübbenin adını bile duymak istemiyorum.
Bir sene boyunca çocuğu ile ilgili uyarılarıma kulak vermemiş, çocuğuyla ilgilenmeyi milletin içinde şapur şupur öpmek olarak algılamış anne benden sene sonunda diploma töreni istiyor.
Hele bir sor niye istiyor?
Neden olacak onun başkalarından ne ayrıcalığı var sosyal medya hesaplarından bol bol resim paylaşacak. Çocuğu yere çöp atıyormuş, arkadaşlarına şiddet gösteriyormuş. Adam sen de.
kelimenin tam anlamıyla gösteriş.
Sen de bana  hele bir sor , neden tören yapmıyorum ?
Sor sor çekinme.
Böyle bir saçmalıkla neden vaktimi boşa harcayayım, çocukları perişan edeyim? Ve neden egolarınızın tatminine yarayacak anlamsız işlerle uğraşayım.
  Bu gösterişe ne kendimi ne de çocukları alet etmiyorum, etmeyeceğim de.
Nereden çıktı bu kep cübbe geleneği. Neredeyse her sınıfta kep töreni yapılır oldu. Üniversiteyi bitirene kadar olmamalı. Çocuklar da bu saçmalığa alet edilmemeli.
isterim ki bütün çocuklar en güzel okullardan mezun olsun, hepsi iyi yerlere gelsin. Ama egolarınızı şişirecek resimlerle bunu milletin gözüne gözüne sokmayın.
Öğretmenlerde de kabahat büyük. Yeni moda şu hatırası bu hatırası diye saçma sapan panolar önünde çocukların fotoğraflarını çekmekten geri durmuyorlar. Aman Tanrım, nasıl da boş işler. Ve onlar çalışkan öğretmen sen yapmayınca da bin türlü laf.
Dostlar alışverişte görsüncüler yüzünden geldiğimiz hale bak.
Sene sonunda verdiğimiz raporda yazanlar velinin dikkatini çekmiyor. Varsa yoksa karnenin süsü öğretmenin verdiği hediye.
Olur olmaz her yerde paylaşılan çocuk resimleri oldum olası karşıyım. İleride nasıl kötü sonuçlar doğuracağını bilmiyoruz, kestiremiyoruz. Kimsenin mahremiyeti diye bir şey kalmadı.
Lütfen ve lütfen böyle saçmalıklara alet olmayın, çocuklarınızla geçireceğiniz zamanlar özeliniz olsun ve resimleri de özelinizde kalsın.
sevgiyle.



Öne Çıkan Yayın

Yitik Zamanlar....

Yitik zamanları beş geçiyordu, saniyelerde atan kalbim.  Tigris