Yoğun geçen bir günün sonunda yorgun argın kanepeye yayılmış otururken kapı çaldı. yerimden kalkıp kapıya gitmeye yeltenene kadar zile basanın alacağı çok büyük dedim .
Bi açtım ki benimki kapıda.
Hemen elime yapıştı öptü başına koydu.
Yanında da sarı minik bi oğlancık.
Kim bu dedim
Emu Mekir dedi. Oğlancık fonda dursun.
Benimki nasıl bir özlemle bakıyor yüzüme.
Ben sarılıyorum o sarılıyor. Ben sarılıyorum o sarılıyor.
Sarılıyor ve gülüyor. Tekrar sarılıyoruz. Bir kerecik öpeyim mi seni yakışıklım dedim güldü.
Nasıl bir özlemdir bu çocuk . Ah be çocuk .
Nerelerdesin çok özledim seni dedim.
Güldü köydeydik dedi.
Kim vardı köyde dedim Anneannem dedem var dedi .
Nasıl geçti günlerin dedim
Her şey iyiydi ama yemekler çok kötüydü.
Biliyor musun iki hün yemek yemedim dedi.
Tekrar sarıldık, tekrar ve tekrar….
Merdivenlerden indi el salladı.
Ah be çocuk. Nasıl bir sevgi bu nasıl bir özlem ?
Sevgiyle
25.07.2026
TİGRİS

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder