Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2019 Çarşamba

Çocukluğuma Mektup #MİM #

Tigris 10 yaşında 

Sevgili cafeciler yeni bir mimle karşınızdayım. Sevgili Umman benim 10 yaşıma mektup yazmamı istemiş.Kendisinden özür dileyerek bu çok gecikmiş görevimi yerine getiriyorum .
Öncelikle kendisine çok teşekkür ederim. Onun yazısını okumak için tık tık
 Bakalım 10 yaşıma mektupta neler söyleyeceğim.
Hadi kahvenizi alın gelin yamacıma yamacıma .

Sevgili Tigris.
Evet evet yanlış duymadın ileride insanlar sana bu şekilde hitap edecekler. 41 yaşından sonra bu ismi kullanacaksın.
10 yaşındaki o saf temiz duyguların uzun yıllar devam edecek.
Ama 40 ‘lı yaşlarında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Her canlıyı çok seveceksin . Ama bazıları sende derin izler bırakacak.
Öğretmenlik ya bütün hayallerin merak etme olacaksın . Hem de çocukların öğretmeni olacaksın ve yüreğindeki küçük kız seni hiç bırakmayacak.
Hani çevirmeli kırmızı telefonunuzun ilk eve geldiğinde yaşadığın sevinç varya. İster inan ister inanma kendine ait yanında taşıyacağın telefonun ve hatta telefonların olacak.
İstediğin her şey hiç ummadığın anda gerçek olacak.
Bence ilerisini hiç düşünme .
 Bulunduğun anın daha çok tadını çıkar.
Ütünün kordonuyla şarkılar söylemeye devam et.
Ve hiç ama hiç kimse için gereğinden fazla  kendinden taviz verme .
Şimdiki gibi küçük şeylerden mutlu olmaya devam et ve azla yetinmesini bil.
Daha çok kitap oku. Ve daha çok hayal kur.
Sağlığına ve yediklerine önem ver. Hareketli olsun hayatın tembelliği yanına sokma.
Sana gelecekten vereceğim daha fazla ip ucu yok.
Yaşa ve gör hayatın sana vereceği dersleri bir bir al.
Ve ve en önemlisi
Hangi yaşta ve ne şekilde  olursam olayım beni  sev
Çok sev emi.
Sevgiyle
20.11.2019
Tigris

Uzun zaman olduğu için kimler bu mimi yaptı bilmiyorum. Ama 10 yaşına mektup yazmak isteyenler mimlendiniz haberiniz olsun


4 Kasım 2019 Pazartesi

hakkımda Bilmediğiniz 11 Şey #MİM #




Merhaba Cafeciler
gelemedim bir türlü buralara
Bu seneki yoğunluğu tüm meslek hayatımda  yaşamadım ki?
Yoksa günler mi 24 saat değil artık anlamadım ki.
Sevgili Deryacım beni mimlemiş de hadi Tigris görevini yap dedim de geldim.
Seviyorum mimleri. Bizi en güzel ifade eden etkinlikler oluyor.
Mim sorularına geçmeden önce mim etkinliği nedir, ne yapmamız gerekir diyenleriniz varsa
Eyvah Mimlendim  yazıma göz atabilir.

Gelelim işin en güzel yanına bu mimi Lerzan Karadan başlatmış. Sonrasında Deryacım da bana pas atmış.Onlara en içten  teşekkürlerimi  sunarak sorulara geçiyorum.


1 Kendinde sevmediğin özelliğin nedir ?
  
   Aman be Tigris bu kadar değer verme deyip deyip yine de hak etmeyen insanları yüceltmem kendimde en sevmediğim özelliğim.


2 En büyük takıntın nedir ?

  Ooo takıntılara girersek neler var neler?
 paraları aynı yöne dizmek mi desem, bir yerde ve ya bir resimdeki kişileri ve nesneler saymak mı desem , ya da kalbimle kafayı bozup da nabız atışlarımı sürekli saymak mı desem. Son zamanlardaki en büyük takıntımdı. Neyse artık yavaş yavaş geçiyor. Siz siz olun geçmişle fazla uğraşmayın. Hele geçmişten gelmek isteyen  kişilere hemen yol verin yoksa takıntının alasını  yaşarsınız da kalbim de kalbim diye tutturursunuz.

3 Kimsenin bilmediği bir sırrın var mı ?

    Var tabi ama bu sır bende kalacak hep. Söylemem sırrrrr.

4 Hayattaki en büyük başarın nedir ?


   Öncelikle ilk başarım, iyi bir üniversite eğitimi alıp mesleğimde de iyi yere gelebilmek.
   Sonrasında sosyal çevremde sevilen biri olup bu sayede güzel ve değerli insanları hayatıma dahil etmem.
   Ve tabiki  98 yılında TRT sanatçılarına sunuculuk yapma şerefine erişmem.

5 Seni en mutlu eden şeyler nelerdir ?

  Ben her şeyden mutlu olmak için bir bahane bulurum ki. Bir kedi miyavlar etrafımda dolanır  al sana bir mutluluk sebebi. Ya da son günlerde ağaçların büründüğü renkler yere düşen bir ceviz ya da kestane mutluluk, mutluluk.
Kitap okumak.
Kahve içmek of ki ne offf.

Çocukların boynuma sarılarak içte bir öğretmenim demeleri .
Yağmurun yağması, güneşin doğması.
valla bende bahane çok.


6 En sevdiğin ünlü kim?


Hayatta en sevdiğim kişi tabiki de ATATÜRK. O ünlüden öte benim içime yer etmiş en büyük aşkımdır.
 Açıkcası Atatürk'ü sevmeyenle de hiç işim olmaz.

7 Şansa inanır mısın, şans getirdiğine  inandığın bir eşyan var mı ?


Halkın ağzından çıkmış sözlere bayırlırım ve doğruluğunu da genellikle deneyimlerim.
  Bu sözlerden birisi de Allah çirkin şansı versin derler ya çok doğru.
Şansa inanırım .Bazı insanlar doğuştan şanslıdır. Bazı insanlar da kendi şanslarını yaratırlar.
Şans getirdiğini bilmem ama yıllardır cüzdanımda  taşıdığım iki tane kalp şeklinde taşım var.

8 Hayalindeki meslek ve nedeni ?

 Hayalimdeki meslek Edebiyat öğretmeni olmaktı. Yine öğretmenim ama alanım farklı.
Mesleğe başlayınca ve çocukların o gizemli dünyasıyla tanışınca mesleğimin ağır sorumluluklarına rağmen işimden keyif alıyorum. Ama  edebiyat da hep gönlümde .
 Bu aralar emeklilik hakkımı elde edersem bir cafe açmayı istiyorum. Bol sohbetli, bol kahveli,bol kitaplı. Yani Cafe Tigris'i hayata geçirmek istiyorum.

9 Kafan bozukken yaptığın şeyler nelerdir?
   

Kafam bozukken genellikle uyurdum.
Son zamanlarda parklara atıyorum kendimi. Yürüyorum, yürüyorum, ağaçlara sarılıyorum. Kuşların sesini dinliyorum. insan sesi olmasın doğa beni çok dinlendiriyor, sakinleştiriyor.
10 En sevdiğin film ya da dizi ?
    Ahhh dizi deyince aklımdan çıkmayan ve dönüp dönüp izlediğim. Şaşıfelek çıkmazı ve Yeditepe İstanbul gelir.


Film deyince de Gizli yüz  derim de başka bir şey demem.

11 Kendine hangi sorunun  sorulmasını isterdin ve cevabın ne olurdu ?
Nolur sormasınlar bana
Nolur söyletmesinler🎶🎵

Bir şarkıyla bitirelim mimi


  

 hatta bir şiirle
İşte hancı ben her zaman böyleyim
Öteyi ne sen sor ne ben söyleyeyim .
Kaldır artık boş kadehi neyleyim
Şu bizim hesabı gör yavaş yavaş
                        Bekir Sıtkı ERDOĞAN


Veeee şanslı arkadaşları açıklıyorum.


Handan (Bir)

Yüreğimin iklimi

Bir Yıldızın Hikayesi

29 Mayıs 2019 Çarşamba

YAZ MİMİ # MİM#


Blog dünyasının vazgeçilmezlerinden birisi olan yeni bir mim etkinliğiyle burdayım.
Bu sefer etkinliği Efsunvari başlatmış ve sevgili dostum Beyaz Yakalı da bana paslamış.
Yazın başlangıcına girdiğimiz şu günlerde içimizi kıpır kıpır yapacak sorular bakalım nelermiş?

1-Yaz mı, kış mı? 



Ben kış bebesiyim tabiki de kış.
Sıcakla da pek başım hoş değil zaten. Kar olsun kış olsunnnnn.






2- hayalindeki tatil neresi, neden ? 


Hayalimdeki tatil daha önce hiç görmediğim yabancı bir ülkede o ülkenin gelenekleri, yemekleri, tarihi ve doğal  güzelliklerini görmek gezmek ve eğlenmek.
Ya da doğayla iç içe bir orman köyünde  köyünde kitaplarımla huzuru yakalamak.

3 - Tatil hakkındaki en büyük beklentin nedir ?

En büyük beklentim, huzurumu kaçıracak kişi ve şeylerin benden uzak olması. ne kadar az insan o kadar huzur.Adı üstünde tatil.
Tatile gittiğiniz insanların ufak şeylerden problem çıkarması kadar sinir bozucu bir durum yoktur herhalde.
 Yanınızda avazı çıktığı kadar ağlayan  ya da ortalarda başı boş koşuşturan çocuğuyla ilgilenmeyen aileleler yüzünden tatil mümkünse insansız ortamda olmalı. Hele de beş yıldızlı otellerde parasını verdim mantığındaki insanlardan Tanrı hepimizi korusun.

Park Guell
4- Sınırsız bir bütçe, sınırsız bir yol masraf hakkı olsaydı elinde ... Bunu nasıl kullanırdın ?
O zaman tutmayın siz Tigris'i şehir içi dolmuşa biner gibi bir uçaktan diğerine sabah kahvaltısı Paris akşam yemeği Barcelona. Oh gez gez gez . Dünyayı gezer gezer gezerdim.
haa ülkemde de görmediğim bir kaç yer var.Özellikle Gap yine yaram depreşti. Gidemedim ya ben GAP'a abuk sabuk bir nedenden dolayı. Bu sefer bir kere değil iki kere giderdim.


5- Unutamadığınız bir tatil anınız var mı ?


Sultan Murat Yaylası
Olmaz mı? her tatilimde yeni bir anı yaşarım. Ama bu ailece bir araya geldiğimizde anlatmadan edemediğimiz anıdır.
 Bilenler bilir ben anne tarafından karadenizliyim. aile büyükleri vefat edince yıllardır memlekete gidemez olduk. 2013 senesinde rahmetli babam annemi karadenize götürmek için abimle sözleşmişler. biz bir minibüs kiralayarak çıktık yola. Yol uzun Trabzon'a kadar dinlene dinlene gidiyoruz. İçimize sine sine , memleket özlemi gideriyoruz. Neyse sonunda Trabzon'a vardık. Trabzon'a gelip de yaylalara çıkmadan olmaz. Sultan Murat yaylası yazısını görünce başladıkdağa tırmanmaya. Tırmandıkça sis bastırıyor. Zirveye vardık. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdeyiz. Hava buz gibi. Ramazan ayındayız. İki dükkan var onlar da zaten kapalı. Bir kaç ev var, dersiniz ki vahşi batıya mı geldik. hava o kadar soğuk ki Kasap bile etlerini dışarıya asmış. Rahmetli babam şeker hastası olduğu için acıktı. Bizler de yayla havasını alınca bir şeyler yesek demeye başladık.
Bir fırın gördük. İçeri girdik. Girdik girmesine de fırıncı tipik karadenizli. Bize pek bir suratsız bakıyor. Dedik pide yiyeceğiz. Paket mi yapacağım diye sordu. Yok yok biz urada yiyeceğiz dedik. O ısrarla paket mi yapacağım diyor. Pideci bir şey demiyor ama yüzü de sirke satmaktan vazgeçmiyor.
Ben de tam ona yakın masada oturuyorum. Adam tam karadeniz şivesiyle  demez mi Ramazan günü biz gündüz pide yapmayız. Gündüz dediği saat iftar vaktine 1 saat var. bakın masalarda servis bile yok. Dedik bizler uzaktan geldik, babam şeker hastası. ne desek pideci anlamıyor. neyse pideleri başladık yemeye. Yoldan geçen bir kaç kişi belli ki o köyden dükkanın içinde pide yiyen bizlere garip garip bakıyorlar. Pide mi yedik dayak mı yedik anlamadık. Abim ortamı yumuşatmak için Pideciyle sohbete başlıyor. Adı Bahattinmiş, 20 ağustosta her sene yayla şenlikleri yapılırmış. Gönülsüz ve suratsız anlatıyor.
Bahattin aramızda en yavaş yemek yiyen annemin başına dikilip ( Bu arada gezi boyunca anneme oruç tutturmadık. ) "Ninecuğum biri yer biri pakar kıyamet ondan kopar ." sözüyle gezinin de anılarımızın da baş köşesine kurulup oturdu.
Bu söz annemin içine öyle bir oturdu ki tatil dönüşü üç ay oruç tuttu.
 Seni hiç mi hiç  unutmadık  Pideci Bahattin.
Gittiğimiz tatil dönüşlerinde babacığım geziyle ilgili yaşadıklarımızı kitapçık haline getirtirdi. Çok ilginçtir ki kimse Pideci Bahattin'de fotograf çekmemiş. Artık bizi nasıl gerdiyse fotograf çekmek aklımıza bile gelmemiş.


6- Yazın yapmaktan en keyif aldığınız aktivite nedir?


Benim yaz tatillerim uzun olduğu için, hep tatil yerlerinde değilim. Eğer evdeysem, köşeme çekilip saatlerce kitaplarda kaybolmak, ya da yeni bir yemek , soğuk içecek tarifi denemek.

Eğer tatile çıkmışsam da, denizin nimetlerinden yararlanmak. Gittiğim yerlere özgü yemekleri tadmak. Doğa, tarih ve kültürel gezilere katılmak.


Sorular bu kadardı. Keyifle cevaplayacağını umduğum arkadaşlarım pas sizde.

Derya
Yurdagül
Aylak editör










9 Mayıs 2019 Perşembe

İstiridye'den Eski Ramazanlar #MİM'i #

Merhaba yeni gün merhaba dostlar
 İnsanlığın yıl içinde kendine  göre kutsi değeri olan günler vardır . Müslüman aleminin de en değerli  günleri  Ramazan Ayı'dır
Sevgili İstiridye Avcısı Ramazanla ilgili güzel bir mim başlatmış ve beni de davet etmiş.
Başlattığı mimi okumak isterseniz .yazısı burada İstiridye Avcısı
Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum ve hemen  sorulara geçiyorum.
Ramazan Pidesi

1- Ramazan'ı bir hediye paketine benzetirsek sizin için  nasıl bir hediye paketi olurdu ? içinde sizin için neler olurdu ?
     Ramazan,  çok ince düşünülüp nefsin sadece yeme içme değil her türlü kötülükten de uzak durmak gerektiğine inandığım bir aydır.
      Gerçek manasını kavrayabildiğimizde kendisi başlı başına bir hediyedir.
       Son yıllarda rahatsızlığım nedeniyle oruç tutamasam da Ramazan'ın ruhuna uygun olarak kendime dönerim ve nefsimin yaptığı yanlışları sorgularım ve bir daha yapmamak için gerekli dersleri çıkarırım.
       Ramazan benim gözümde göz kamaştırıcı ışıklı bir paket olarak gelirdi.
       Paketin içinden insanlığımızın gerekliliğini hatırlatan sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet,çıkar.

2- Ramazan'la ilgili hatırladığınız en net anınız hangisidir? Size kazandırdığı hislerle birlikte anlatır mısınız ?
          Ramazan'la ilgili hatırladığım en net anı rahmetli babam ve abilerimle oturduğumuz ailemizin bir arada olduğu o en güzel günlerle dolu iftar sofralarıdır. Annemin yaptığı nefis yemeklere karışan sıcak pidenin kokusunda son beş dakikanın sabırsızlıkla beklendiği o mutlu ve huzurlu günler.
          En çok da salatanın üstüne konan ve zeytinyağının pırıl ğprıl parlattığı zeytin tanesiyle açılan orucun damakta bıraktığı huzurlu tad.
            Şimdilerde ne o tadın  ne de babamın bir daha o sofrada olamayacağını bilmenin hüznü.
       
3- Çocukluğunuzdaki Ramazan ve şimdiki yaşadığınız Ramazan arasındaki en belirgin farklar sizce nelerdir ?

         Nerde o eski Ramazanlar büyüklerimiz söylerdi de of yaaa der kızardık. Şimdilerde ben dilime doladım nerde sahi diye?
       
          Birlik beraberlik paylaşma merhamet duygularıyla çevrili çocukluğumun ramazanlarından, buram buram riya, gösteriş, bencillik kokan ramazanlara o kadar çok şey değişti ki?
     
          Açın halinden anlamak için tutulan oruçları , kendi açlığı olarak algılayıp ziyafet sofralarına dönüşen iftar masalarında tıksırıncaya kadar yer içerken hepten unutulması Ramazanın ruhuna ters şeylerle karşılaşmak eskiyle yeni Ramazan arasındaki uçurumun gitgide büyümesine sebep olduğunu düşünüyorum.
           Hangi birisini anlatayım ?
         Mütevazi İftar sofralarına bir misafir gelsin diye dua eden büyüklerimizle dolu çocukluğumuzdaki Ramazanlardan, kimse kusura bakmasın  iftar sofrası diyemeyeceğim  davet sofralarındaki  yemekleri  tıka basa yiyip sonra da beğenmeyip de arkadan yapılan dedikodularla   dolu bugünün ramazanlarına.
           Oruç tutmayanların dışarıda kimsenin gözü önünde su dahi içmediği eski günlerden  Bugün de böyle olsun diye sosyal medya hesaplarından gözümüze sokulan ziyafet sofralarına. Çok şeyleri kaybettik .
          Gerçek ihtiyaç sahiplerinin hakkını yiyip hep bana hep banacıların Ramazan'ı ne kadar kavradığı konusunda şaşkınlığım her geçen gün daha da artıyor.
           Her şeyde olduğu gibi Ramazanın da ruhunu yok ettik.
         Kutsal bir ayı yeme içme ayına çevirdik. yardımlaşma, paylaşma duygularını sosyal medyadan iki satır acıma duygusu yazmak sandık.   Daha çok resim, hep ben hep ben dedik. Oruçlu olmayı ayrıcalık sanıp kalpleri kırdık döktük. hatta ve hatta oruç tutmayanlara hesap sorduk, dışladık.
          Adına Ramazan dedik ama içini boşalttık, talan ettik.

      Bir mimin de sonuna geldik. Biraz buruk cevaplı mim oldu.
      Geleneği bozmayalım görevi paslayalım bakalım kimlere ?

Bir Yıldızın Hikayesi
Yaşamdan Yazılar
Beyda'ının Kitaplığı





15 Nisan 2019 Pazartesi

İstiridye'den Bahar MİM'i

bahar

Merhaba dostlar
uzun bir ayrılık döneminden sonra hepinize tekrar merhaba
Tigris bu ayrılık süresinde çok ağır hastalandı. ömründe olmadığı kadar.
Şükür bugün iyiyim ve yine buradayım.
Tam yazı yazayım derken sevgili dostum Derya beni mimlemiş.
Hemen geciktirmeden görevimi yerine getireyim istedim.
 İstiridye avcısının başlattığı  mim için Tık tık
sevgili Derya'nın mim yazısını Buradan okuyabilirsiniz.

Gelelim sorulara. Mevsim bahar olunca mim soruları da baharla ilgili ne güzel.



1- Bahar bir insan olsaydı onunla aranız nasıl olurdu ?

Baharın havasına pek güven olmaz anlık değişir. bazı insanların da ruh halleri anlık değişir. havasına göre baharla pek anlaşamazdık sanırım. Ama bunun yanında en güzel çiçekleri ve renk kombinasyonlarını kullandığı ve ne giyse kendine yakıştırdığı için , için için kıskanırdım onu ne yalan söyleyeyim. Ha bir de içime ferahlık veren kokusuna kapılıp giderdim  içime huzur dolardı.

2 - Şu ana kadar yaşadığınız hayatın bahar kısmı hangi döneminiz? O dönemde neler yaşadınız ?

Benim baharım 1996- 2000 yılları arasında geçen o  unutulmaz dört  yıldır. Dostlukların, sevginin , başarının dolu dolu yaşandığı o dört yıl.
mesleğe başladığım ve iyi başarı elde ettiğim,Sanat müziğiyle tanıştığım ve bu sayede çok değerli insanlarla karşılaşma fırsatı bulduğum o güzel yıllar.
Offf daha ne güzellikler bazıları bende saklı kalsın.

3- Bahar Bir arkadaşınız olsaydı onun okumaya ihtiyacı olan kitabın ne olduğunu düşünürdünüz ?

Ona Orhan Veli'nin şiirlerini okumasını tavsiye ederdim. O zaman görmeyin baharı daha bir güzel  açardı, daha bir aşk kokardı?
”imkansız şey şiir yazmak
aşıksan eğer
ve yazmamak
aylardan nisansa…”
            Orhan Veli

4- Size baharı anımsatan insanlar var mı çevrenizde , varsa kimler ?

Olmaz mı benim her sabah gönlümde baharlar açtıran miniklerim var bir gülüşleriyle bütün dünyamı yemyeşil mis gibi bahara çeviriyorlar.

5- Bahar temalı bir yağlı boya tablo yapmak isteseniz resmin içinde olmazsa olmazınız ne olurdu ?

Böyle bir resim yapsam yemyeşil kırlarda koşan, hasır şapkalı çilli yüzlü bir çocuk olmazsa olmazım olurdu.

6-  Bahar yorgunluğu ile mücadele eder misin ? Yoksa kendini baharın kollarına yorgunca bırakmayı mı tercih edersin ? 

bazen hayatın akışına öyle bir kaptırıyorum ki kendimi baharın yorgunluğunu anlamaya vaktim olmuyor. hele de her sene bu mevsimlerde 23 Nisan bayramı anneler günü telaşı derken baharın geçtiğinin bile farkında olamıyorum. Yorgunluk bende sadece gece başımı yastığıma koyarken hissettiğim duygu olarak kalıyor. 

7- Baharda gitmek istediğiniz coğrafya 

Ülkemde Bolu Abant yedigöller civarı baharı yaşamak için tercih edeceğim yerlerden olur. 
Dünyada ise Avrupa kentlerinde bir yolculuk fena olmaz hani.







Soruların sonuna gelmişiz bile ne keyifliydi bana dinçlik verdi bu mim. 
Mimleyeceğim isimlerin başında bana geçenden sözü olan 



mimledim siziiiiiiiii 
sevgiyle 







17 Şubat 2019 Pazar

Dünden Bugüne -2019 #MİM#

Selam Cafeciler
Sonunda bu da oldu ve bloggerler dünyasında Şubat ayının ismi değişti. Zaten böyle bir cüce aya da kısa bir ad yakışırdı Şubat ayının yeni adı #MİM# ayı oldu.
Ne kadar mim varsa yapmak lazım değil mi ama .
Şaka bir yana sevgili  beni Derya çok güzel bir mime davet etmiş  Dünden bugüne -2019 Geciktirmeden yapalım da daha çok kişiye ulaşsın .
Derya’ya çok teşekkür ederim . Onun mim yazısını ŞURADAN okuyabilirsiniz , resimlere bakıp geçmişe yolculuğa çıkabilirsiniz .
Deryacım resimleri karıştırırken böyle bir mim aklına gelmiş ve eskiden giydiğimiz komik kıyafetler ve bugünkü tarzımız arasında bir yolculuğa çıkmamızı istemiş.
Ben de hemen bütün resimlerimi ortaya döktüm.
Açalım bakalım albümümden neler dökülecek ortaya . Eskiden ne güzel albümler vardı. Babacığım bana bu sevimli albümü almış ve itinayla resimlerimi tarih sırasına göre dizmişti.

Komik kıyafetli resim denilince elimde o kadar çok malzeme var ki ama bazılarını asla yayınlayamam.  Üç tane ağabey içinde yetişen Tigris’in takım elbise kravat (bu arada iyi kravat bağlarım), asker kıyafetiyle çekilmişleri var ay valla göstermem.
Biz eski dönemlerde giydiğimiz kıyafetlere bakalım. Ben bir evin bir kızı olduğum için kıyafet konusunda çok şanslıydım. Annem de üç erkekten sonra kızı olunca özenmiş bezenmiş giydirmiş süslemiş beni.
Resim çok olunca bir gruplama yaptım . Önce 70’li yılların ortaları ve seksenli yıllar yani benim doğduğum ve ilkokula gittiğim yıllara ait resimler .
Çoğu siyah beyazmış resimlerimin. En üst soldaki resim babamın müdür olduğu okulda mezuniyet töreni. Arkamdaki kişi de okulun ingilizce öğretmeninin  Amerikalı eşi Mayk.  Sağ üstteki resim de Yaz günü kürkümle çektirdiğim bir poz . Pek süslüymüşüm ben yaa . Sağ alltaki resim benim 4. Yaş günümde eskilerin deyimiyle haftalık fotograf olarak çektirilmiş.  Böyle poz verecem dedim ,kimse müdahale etmedi. 

Gelelim lise yıllarına 80’li yolların sonu 90’lı yılların başı. 
Oduncu gömleğinin moda olduğu yıllar. Saçlar olaymış
Kıyafetlerin de çok zevksizleştiği dönemler

90’ların başı ve ortası benim de üniversite yıllarım. Seksenleri aratmayan zevksizlikleri 90’larda da devam ediyordu. 

O zamanlar pek pantolon giymiyorduk. Piknikte giymişim bir tek. Artık öğretmen adayıyız ya giyim de ona uygun olmalı. 
Sağ altta pantolon etek modasına uymuş sportif Tigris görüyorsunuz 
Sol altta da o dönemin meşhur kırmızı ceketini giyip Şiir yarışmasında ödül alan Tigris var.

90’lı yılların ortaları göreve başladığım yıllar. 


Hafta sonları sportif Tigris beyaz çoraplar facia. Hep Micheal Jackson yüzünden 
Okulda ve törenlerde döpiyesli ve konserlerde olay olan kuyruklu eteğiyle . 

Gelelim milenyumun başlarına 
Sol üstte Eskişehir yöresinin mahalli kıyafetiyle çeşme başında Tigris ne yapıyor acaba? 
Sağ altta ilk kütüphanesinin açılışında Tigris saten gömleğiyle ve vaz geçemediği fuları. 

Ve ve ve günümüzde Tigris 
Yıllarla beraber rahat ve siyah kıyafetler Tigris’in kurtarıcısı oldu.Burayı hızla geçiyoruzzzzzzz

Çok keyifli ve bol resimli bir mimdi. Bu sayede  geçmişe yolculuk yaptım. Ne anılar canlandı gözümde
Benden bu kadar 
Sıra sizde kimleri mimlesem acaba Yok öyle isteyen yapsın demek, işin kolayına kaçmak. Hem mim kurallarına  aykırı hem de böyle denilince kimse üzerine alınmıyor. 
Ben en iyisi mimleyeceğim isimleri sıralayayım. Moda denilince hep kadınlar akla gliyor ben bir tane de erkek blogger tercih ettim .Umarım beni kırmaz


mimlendiniz merakla bekliyorum yazılarınızı.
Sevgiyle 







6 Şubat 2019 Çarşamba

Hangisini tercih Edersin # MİM #

#MİM#

Merhaba
yayınlarım hız kesmeden devam ediyor. Blog dünyasının duayen ismi sevgili Ece Ablamız da beni güzel bir mime davet etmiş. Onun davetini gördükten sonra başka bir blog dostum olan Beyaz yakalı bloğunun sahibi Mehmet bey de aynı mimde bana söbe demiş.
Ece Evren
 Beyaz Yakalı
Sevgili dostlarıma çok teşekkür ederim. Yukarıda linklerini verdim onlara da uğrarsanız mutlu olurum.

Sorulara şöyle bir baktım da başa baş cevap verecek türden. Biraz düşündürücü. Bakalım ne cevaplar yazacağım. Ben de şu an bilmiyorum.

Martı
Hangisini tercih edersin ? Uçabilme yeteneğinin olmasını mı yoksa su altında nefes alabilmeyi mi ? Neden ?

Ben bir martı Jonathan Livingston olmalıyım ve hep uçmalıyım. Her ne kadar bir nehir de olsa adım ben uçmalıyım.

Kitaplarım
Hangisini tercih edersin ? Sonsuza dek etrafının kitaplarla çevrili olmasını mı yoksa evcil hayvanlarla mı ? Neden ?

Ahh işte çok zor bir soru . Evcil hayvanlar benimle olsun tabiki . Ama Kitaplarımsız ben nefes alamam ki. Kitaplarım sanırım bir tık önde.

Hangisini tercih edersin? Büyük ellere sahip olmayı mı yoksa büyük ayaklar mı ? Neden ?

 Eller de çok cazip ama ben ellerimin küçüklüğüyle çok işler yapıyorum. Ayaklarım çok büyük olsun. Uzun uzun adımlar atayım karış karış gezeyim isterdim dünyayı

Kahve
Hangisini tercih edersin ? Geriye kalan hayatının tamamında çay içmeyi mi yoksa kahve içmeyi mi? Neden ? 

Kahve sonsuza kadar kahve . Bilmem inanır mısınız aylardır çay içmiyorum aklıma bile gelmiyor. Ama kahvesiz kaç ııgün dayanırım bilmem.Bir tek hastalığımın başlangıcında ( Tansiyon ) 6 ay kadar içmemiştim. Onun dışında kahvesiz günüm geçmedi geçmiyor da. Türk kahvesinin yanında filtre kahveyi de günüme eklemezsem büyük eksiklik hisseder oldum.

Hangisini tercih edersin ? Pilav üstü kuru mu yoksa köfte patates mi ? Neden ?

Pirincin girdiği hiç bir yemekten hazzetmediğim için pilav benden uzak olsun isterse Mısır'a sultan olsun.
Köfte patates tercihimdir. Ama köfteyi bizim Neriman (Annem. Artık o benim çocuğum , arkadaşım) yaparsa tadından yenmez. İyi hatırlattınız ben bi diyeyim de bana yapsın bak canım istedi.

Hangisini tercih edersin ? Sınırsız döner mi yoksa sınırsız kokoreç mi ? neden ?

Sakatatlarla pek aram iyi değil. Döneri tercih ederim. Off ki ne offf

Hangisini tercih edersin ? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilmeyi mi ?( Ölüm tarihni ve ölüm şeklini değiştiremiyorsun. ) Neden ?

Kimsenin 5 dakika sonrasına garantisi yok. Aslına bakarsanız ölüm saatimiz belli her an olabilir. Ölüm Şeklimi bilmek isterdim. Bana yaraşır bir ölüm şeklidir umarım ki.

Hangisini tercih edersin ? 500 yıl gelecekte yaşamayı mı yoksa 500 yıl geçmişte yaşamayı mı ? neden ?

Ben geçmişi çok seviyorum ama 500 yıl da çokmuş be . Şöyle Cumhuriyet'in ilk yılları olsaydı. Sonsuza kadar orada kalsaydım bak işte olurdu. Amam 500 yıl öncesini istemem. En iyisi ben geleceğe gideyim. Bak nasıl da heveslendim. Biri artık şu zaman makinesini icat etsin.

Hangisini tercih edersin ? Her yıl yenilenen tek seferlik uluslararası bir uçuş bileti mi yoksa yurt içinde geçerli sınırsız uçuş bileti mi ? Neden ? 

Yurdumun büyük bir bölümünü gördüm. Fırsat buldukça da geziyorum. Ben Uluslararası gezmeyi tercih ederdim. Yeni dünyalara açılmalıyım. Yılda bir kez olsun ama tam olsun.

Hangisini tercih edersin ? Daha çok dinlemeyi mi daha çok konuşmayı mı  ? Neden ?

Biz öğretmenlere çenesi düşük diyorlar, çok konuştuğumuzu iddia ediyorlar. Külliyen yalan ben iyi bir dinleyiciyimdir. Dinlerim. Ama konuşmasını bileni boş konuşanı saçmalayanı değil. Siz susmayın konuşun ben dinlerim.

Aaaa sorular bitmiş. Yaa güzeldi niye bitti ki ?
 Bu arada yeni blogger arkadaşlar hala mim kurallarını yanlış anlıyorlar. Şu yazıma göz gezdirirseniz sevinirim Tık tık

Hadi şimdi sıra sizde  Bakalım kimler yapacak bu mimi ?

Bulut Gölgesi

Ephendy

Sessiz kaldım




28 Aralık 2018 Cuma

#MİM# 2018

2018'in degerlendirmesi

Sevgili Cafeciler
Reklam arası bitti, geldik ikinci #Mim# görevine 2018 yılının Z raporunu vermeye .
Öncelikle beni bu mime davet eden sevgili Beyaz yakalı bloğunun sahibi Mehmet Bey'e teşekkür ederim. Onun mim yazısını okumak için Buraya buyurun lütfen.
Bu arada aramıza yeni katılan dostlarımızın mim hakkında bilgi sahibi olmaları açısından mim etkinliği nedir nasıl hazırlanır, konusundaki yazım için Tık tık

Gelelim sorularımıza

1- 2018 senin için nasıl geçti?

 2018'in nasıl geçtiğini söylemek kadar zor bir şey yok.
Ocak ayı muhteşemdi. Ama şubat ayı ki benim doğduğum ay her sene çok güzel geçerdi.
Bu sene ve bundan sonraki seneler bendeki izleri çok derin olarak geçecektir.
Çünkü 13 Şubat 2018'de ben babamı kaybettim. Biricik kızını gözünden sakındığı kızını bırakıp gitti. Kolumu kanadımı kırdı da gitti.Kendisini  bu ülkeye mesleğine adayan çok değerli bir eğitimciydi. Ah babacığımmmmm bu çok erkendi çok.

2- Bu yıl yapmak istediğin ama yapamadığın bir şey var mı?

     Bu sene hiçbir şey yapmak gelmedi içimden.
      Daha yeni yeni toparlanıyorum desem yeridir.
       Ama bir kaç gün öncesinde bizlere tanınan alan değişikliği hakkımı kullanmak istedim ve asıl branşım olan çocuk gelişimi öğretmenliğine geçmek için çok ümitlendim. Maalesef ki ilimizde branşımda açık kadro olmadığı için sonuç olumsuz oldu. Bunu yıllardır istiyordum aslında. Gerçi bir yanım da istemiyordu. Bir dönem de olsa Ayşegül vardı, onu bırakıp nasıl giderim diye düşünüyordum. Hayırlısı belki sonraki yıllarda isteğim olur.

3- 2018'i bir tatlıya benzetsen neye benzerdi ?

2018 tatlı olsa  pişmaniye olurdu.  Görünce ağzınızı sulandıran ama ağzınıza attığınızda hemen dağılıp tadını yitiren, üstelik her tarafınıza  yapışıp bulaşan pişmaniyeye benzerdi benim için.





4-Bu yıl en sevindiğin olay nedir ?
Başta da söylemiştim bu sene ocak ayı muhteşemdi benim için. Yurt dışında İsviçre Alpleri'nin sınırındaki Almanya'nın şirin bir kentine yaptığım 10 günlük gezi ve yaz tatilinde ilk görev yaptığım  yer olan Kastamonu'ya  yaptığım ziyaret   yılın beni en çok sevindiren iki  olayıydı.
 Almanya Gezisi  İle ilgili yazım  Burada

5- Bu yıl en çok hangi filmi, diziyi, müziği, kitabı beğendin?


Sinemaya gitmeyeli çok zaman olmuştur. Bu sene bırakın sinemayı işim olmadığı sürece evden dışarı çıkmak istemedim. O yüzden yeni bir fikm izledim desem yalan olur.
Açıkcası ben hiç dizi izlemem yeni diziler için de söyleyeceğim bir şey yok.
Ama bu sene dönüp dönüp Yeditepe İstanbul'u izledim. En çok beğendiklerimden birisi olarak
kalacak bir dizi
Müziğe gelince sanat müziğinden başka müzik pek dinlemem ben. Ama Yılın son günlerine damgasını vuran Ayşegül'le yeniden gündemime oturan Ateşle oynama  günlerce dilime dolandı.

Kitap derseniz işte derim benim en sevdiğim konu.
 Bu sene de çok kitap okudum. Sayısını bilemem şimdi.En çok beğendiğim günlerce beni etkileyen kitap  iki kitap oldu.
Okuduğum sıraya göre birinci kitap Osman Balcıgil'in Afife Jale'si oldu. Bestekar Selahattin Pınar'la olan aşkları bu kitapta beni kendine çeken en büyük etken oldu.
 Bu kitapla ilgili yazdığım yorum için  Afife Jale






İkinci kitap ise Yılmaz Özdil'in Mustafa Kemal'i dir. Ki bu kitap her sene en az bir kere okunmalıdır.  Ve kaç arkadaşıma da hediye olarak bu kitabı aldım.










Keyifle tamamladığım mim görevimin olmazsa olmazı kısmına geldi sıra bakalım günün şanslı isimleri kimler

Bulut Gölgesi
Yaşamdan Yazılar
Bir Yıldızın Hikayesi

Mimlendiniz haberiniz ola











25 Aralık 2018 Salı

#MİM # Cafe Tigris'in 2019 Hedefleri ve Hayalleri

Cafe Tigris'in 2019 hayalleri ve hedefleri


Merhaba Güzel dostlarım
2018'in son haftasına girdik. Koca bir sene nasıl da hızla geçti.
Çoğu günlerim rutin gibi görünse de beni en çok umutlandıran şey cafedeki yazılarım ve siz dostlarımın ziyaretleri ve yorumlarınız oldu.
Hem  eski hem de yeni dostlarımla keyifli anlara tanıklık ettik, güzel  erkinliklerde buluştuk. Bu etkinliklerin en güzeli de "MİM" etkinlikleri olsa gerek. Mim etkinliklerinin belli bir kuralı vardır bunu da unutmamak gerek. Mim etkinlikleri ile ilgili gerekli bilgi için TIK TIK
Her mim yazısı gördüğümde kalbim pır pır eder, acaba kim mimlendi, ben de var mıyım o isimlerin içinde,  dostumun bilmediğim hangi yönünü öğreneceğim acaba ?
Sene sonunda iki ayrı mimde iki güzel dostum  da beni  unutmamış ve mim etkinliğine dahil etmiş.
Birinci mimde Cafe Tigris'in 2019 hedefleri ve hayalleri
İkinci mim de ise 2018 yılının Tigris için bir Z raporu niteliğinde olacak.
Birden teleşa kapıldım ama ben daha birini yapamamıştımmmm ikincisi ve belki yarın üçüncüsü.
Neyse lafı uzatmadan  birinci mimi yazmaya başlayayım.
 Sevgili Beyda'nın  başlattığı ve sevgili Derya'nın  Deli Kızın Bohçası beni de sobelediği mimde
Cafe Tigris'in 2019 hedefleri ve hayalleri nelerdir? Sorusuna cevap verceğim.
Öncelikle sevgili Derya'ya bu mim için çok teşekkür ederim.
Cafe Tigris bloğunun ilk günden beri süregelen en büyük hedefi , çok güzel dostlara kapılarını açmak, blogdan öte cafe sıcaklığındaki bloğunda sanala inat gerçek duygulara yer vermek olmuştur.
2019'da yeni yeni dostlarımın  da çok çok çok olması en büyük hedefidimdir. Ki öyle çok dostum olsun  ki yorumlara cevap yazmaya yetişemeyim. Beddua gibi dua oldu  beee.  Ben de  gece gündüz kapı kapı dostlarımı gezeyim, gezmelere doymayayım.
Ayşegül 2018'in son günlerine damgasını vurdu, diliyorum ki cafemde 2019 da da ondan çok çok bahsedeyim.
Daha çok içerik, daha çok yazı, daha çok konu ve daha çok tıklanma sayısı en büyük hayalimdir.
Öyle ki bir bakmışım ki cafe gerçek olmuş ve ben dostlarıma nefis kekler eşliğinde kahve içiyorum.
Ahhh hayallerrr , Allah vermeyeceği şeyin hayalini kurdurmaz derler.
Ben de Cafemin gerçek olması hayaliyle yanıp tutuşuyorum.  2019' da hayallerimin gerçekleşmesi dileği ve ümidiyle
Dua ile noktayı koyuyorum .
Supaneke dinimis Çok aminnnn 🙏🏻🙏🏻
Diğer mim çok yakında Cafe de olacak cafeden ayrılmayın .

Gelelim işin en güzel yanına . Bakalım kimler söbelendi?
Dert Anası
Her Telden
Aylak Editör

Bloglarının sahipleri sevgili dostlarım mimlendinizzzzzz

19 Haziran 2018 Salı

#MİM# Ben Bunu Yazmam

Tigris

Selam Millet.
Keyifli bir mimle geldim. Hadi yamacıma toplanın.
Sevgili Deryacığımın başlattığı Ben bunu yazmam mim görevini ben de yerine getirmek istedim.
Öncelikle Delikızın Bohçası Derya'ya teşekkürlerimi sunarım.
Gelelim sorulara.
Bloğumda neleri yaaeım ya da yazmam .

Önce neleri yazarım bunu anlatayım.

Neleri Severek Yazarım?

Efendim. Tigris geçirdiği güne dair, olumlu ya da olumsuz ayrıntıları yazmayı sever. Kişisel blog olmanın avantajıyla hayatına dair yaşadığı ne varsa yazmakta sakınca görmez.Özgürdür.
İlham perileri yakınlarında dolaşıyorsa,iki satırlık şiirimsiler yazar. Mesela Bu
Çocukluk anıları depreşirse yazar , yazar, yazar. Kahveli söyleşiler
Birine kızdıysa giydirir de giydirir.Tıktık
Sevinçlerini dile getirir.Buradan
Üzüntüleri de geri kalmaz. Burada
Gezdiği yerler, tattığı lezzetler, cafede yer alır.Tıktık
Hobileriyle ilgili yayınlar yapar.Tık
Nostaljik eşyalarla ilgili anılarını yazar.Burada
Özel günleri ve anları kayıt altında tutmak adına bloğunda yer verir.Buradan
Mimlere bayılır. Mirimim
Çok sık olmasa da yemek tarifleri de verir. KuzuuKek
Ve okuduğu kitapları zaman zaman cafede misafir eder.Burada


Gelelim neleri yazmadığıma.

Neleri yazmam?

Din, siyaset, gibi hassas konularda yazmam, herkesin fikrine saygı duyarım.
Alış veriş konusunda yazmam. Aldıklarımın beni bağladığını düşünürüm.
Bloglarla ilgili teknik konularda yazmam çünkü bu konuyla uzaktan yakından bir bilgim yok.
Başka da aklıma bir şey gelmiyor.

Mim görevinin en can alıcı bölümü olan başka bloglara pas atmayı da unutmayalım. Bakalım o şanslı kişiler kimlermiş ?

Berikanın Günlüğü

Renkli pasta sepeti

Umarım yapmamışsınızdır.
Sevgiyle .









10 Nisan 2018 Salı

Eyvah #MİM'lendim !.......

Selam Cafeciler
Bir önceki yayınıma  yaptığınız o güzel  yorumlar beni aşka getirdi. "Hadi Tigris Ya Bismillah klavyene kuvvet" dedim ve ne zamandır aklımda olup da bir türlü yazamadığım bir konuyla  aranıza dönmek istedim.
Hadi alın kahveleri gelin yamacıma, yamacıma.
Eyvah Mimlendim 

 Hani şu hemen hemen her blogda, zaman zaman gözümüze çarpan mim görevleri konusunda bir kaç açıklayıcı bilgi vermek istedim.  Eyvah MİM'lendim. Şimdi ne yapacağım ?
Öncelikle nedir bu MİM ?
Bir bloğun hazırladığı belli bir konu hakkındaki sorulardan oluşan ve başka blogların sorulara cevap  vererek gerek  blog , gerekse blogger hakkında bilgi edinmeye dayanan keyifli bir etkinlik. Laf aramızda bazen zor sorularla da karşılamıyor değiliz. Hele hele bir blog dostunuz "seni mimledim, " dediğinde nasıl bir sevinç yaşıyor insan size anlatamam. Sanırım mim  etkinliği ile kendimizi daha iyi ifade edebiliyoruz.

Diyelim ki bloğunuza bir mim görevi geldi ne yapmalıyız?

Öncelikle sorular ve mim bize uygun değilse mimi paslayan kişiye kibarca mimi yapamayacağımız hakkında geri dönüş yapmalıyız. Genelde ilgi alanımızın doğrultusunda blog dostlarımız mim paslaşması yaparlar. Ancak bazen ilgi alanımız dışında da mim etkinliği de olabilir.

Mim etkinliği bize göreyse, yine geri dönüşle görevi yerine getireceğimizi söylemeliyiz.
Görevi aldık ve başladık yazıya. Öncelikle görevi kim verdiyse ona teşekkür ederek , onun da  mim  görevinin linkine yazımızda yer vermek hoş olur.
Bazen mimlerde kurallar vardır. Mesela etkinlik sahibi başlık resmi olarak kendi belirlediği resmi kullanmanızı isteyebilir.
Bazen de tamamen size bırakılır. Yine sorular uygun görsellerle desteklenirse okuyucu daha keyifle yazınızı okur.

Mim sorularını cevaplamakla işimiz bitiyor mu ? Hayırrrrr
Asıl bundan sonrası en can alıcı nokta.
Mimi paslayan bloğa mimi yaptığımıza dair bilgi verirsek, onun size verdiği değer karşısında siz de görevinizi yerine getirerek değer verdiğinizi göstermeniz açısından önemlidir.
Ve başka blogların da bu mim görevinden faydalanmaları için. Yazınızın en altına kimleri mimlediğinizi belirtmekte fayda var.. Ve bu blogların linklerini de yazıya eklersek blog dostumuza da güzel bir jest yapmış oluruz. En az üç bloğa mim görevi vermek yerinde olur. Az tanınan ve blogger dünyasına yeni girmiş blogları da mim etkinliğine davet etmek onları gayretlendirmek adına
Kimleri mimlediysek. Tek tek kapılarını çalarak onlara haber vermeliyiz.
Haberi olmayan biri nasıl mime dahil olur ki? Ah ah haberim olmadığı için kaç mim kaçırdım kimbilir?
Yine üşenip de mim yazımızın altına şu ibareyi koymamalıyız. " Bu mimi isteyen herkes yapabilir."
Bu zamana kadar, kendim de dahil olmak üzere, böyle bir görevi üstüne alan kişiye rastlamadım.
Böyle bir durumda da o mim tıpkı bir zincirin halkası gibi kopuyor ve devam etmeden bitiyor.
Bazen de birden fazla kişi bizi aynı mim etkinliğinde mimleyebilir. Yine tek tek hepsine teşekkür ederek yazıya başlamak güzel olur. Mimi hemen yapamayacaksak  kimlerin bizi mimlediğini bir köşyeye yazmakta fayda var. Sonrasında unutulan isimler "ben de seni mimlemiştim aşkolsun " diye gönül koyabiliyorlar, haklılar da.

  Örnek mim için  TIK TIK   Olmadıysa bunu verelim Tık. Tık tık   Yine mi olmadı  o zaman Tık tık tık tık


Bloglarımızın tanınması ve yazılarımızın başka bloglarca okunması için mim etkinliklerinin en güzel araç olduğunu düşünüyorum.  Blogger dayanışması için Mimlere devam

 Sevgiyle .


Not: Bu konu hakkında sizler neler düşünüyorsunuz? 

4 Ocak 2018 Perşembe

Seni Tanıyabilir miyim? MİM

Merhaba dostlar
Sevgili Ece Evren Ablacığım beni öyle güzel bir mimde söbelemiş ki hemen yapmak istedim . Ah bi de araya reklam girmeyeydi iyiydi. Eskisi gitti yenisi geldi yeni yıl blog doğum günü derken ancak bugün yazıyı tamamlayabildim.
Teşekkür ederim Ece Ablacım
Ece Evren


SENİ TANIYABİLİR MİYİM ? 

1- Kaç yaşındasın, mesleğin nedir?
Tigris


Ne zaman bana yaşım sorulsa şu cevabı veririm.
43 yaşındaki bedenimde , 6 yaşın çocuksuluğu ile 60 yaşın olgunluğunu gül gibi geçindirip gidiyorum.
Mesleğime gelince ben öğretmenim . Branşım ise hem  çok ama güzel bir o kadar da sorumluluk ister.
Ben anaokulu öğretmeniyim .


2- Nerede yaşıyorsun ve en sevdiğin yerin fotografını paylaşır mısın ? 


Eskişehir
Eskişehir’de yaşıyorum . Memleketim Eskişehir çünkü . Ama en sevdiğim yer denince KASTAMONU için farklı çarpar bu yürek. Ayrıntısını sormayın işte Kastamonu Tigris için çok özeldir . Hatta vasiyetimdir ölürsem bu şehirde olsun ebedi istirahatgahım. Kastamonu'nun elimde bir fotoğrafı yoktu maalesef .İnternetten de alıntı yapmak istemedim.Onun yerine şehrimden bir kareyi paylaşmak istedim. Şehrimin dünyaca ününü de unutmamak lazım.






3- Günlük hayatta seni mutlu eden şey nedir?  
Kahve

Hastaya ilaç sorulmazmış.
Günlük yaşamda beni en çok mutlu eden şey tabiki de bol köpüklü sade kahvedir .





4- En sevdiğin meşguliyetin/ hobin nedir?

Puzzle
Beni tanıyanlar ve evime gelenler bilir ki en sevdiğim hobim puzzlelerdır .
Şimdiye kadar yaptıklarımla bir sergi açabilirim . Şaka bir yana içimi  kıpır kıpır eden keyifli bir hobi . Sabrı olmayanlara şiddetle tavsiye etmiyorum. Benden söylemesi neme lazım . Benden özenip başlarsınız sonra  hay Tigris ..,,, diye bir cümleyle devam edersiniz de .Ha bu arada kimseye de hediye de etmiyorum.


5- Evinin sevdiğin bir köşesinden bir fotoğraf paylaşabilir misin ? 

Ay ama ben evimin her köşesini ayrı seviyorum. Bir köşeyi paylaşsam diğeri küser ki . Şaka bir yana
evimin her köşesinde ayrı bir yaşanmışlık var. Eskiye meraklı olduğumdan o eşyalarda yaşayan ne güzel kalpler var bir bilseniz ?

6- En sevdiğin kitap ve ondan bir bölüm paylaşır mısın ? 

Ah ah kitaplarım arasından seçim yapmak ne zor bir şey .
Hadi o zaman şöyle yapalım beni en çok etkileyen ve vurucu cümlelerden birini içeren kitap ;
Çocuk Kalbi





7- Şahit olduğun bir mucize var mı? 

Var olmaz mı? Bunun için görmeyi iyi bilmek yeter. Her sabah  güneşin doğması ve bir ağacın dört mevsim geçirdiği değişimleri , doğa anne başlı başına bir mucize değil de ya nedir? Ya da bir canlının dünyaya gelişine kadar geçirdiği serüven mucizenin ta kendisidir .



8- En çok görmek istediğin ülke hangisidir? 


Küba’yı görmeyi çok  istiyorum. Biliyorum ki bir gün Küba’dan sevgilerle yazılı bir Kartpostalı burada paylaşacağım.


9- Sana göre en büyük başarın nedir?

Yıl 1998 ben mesleğinin başında taze bir öğretmen. Okul dışında Kastamonu Kültür Müdürlüğü Sanat Müziği Korosu’nun Sunucusuyum. 10 Aralık İlk Türk Kadın mitinginin Kastamonu’da yapılması nedeniyle her sene düzenlenen etkinliklerde baş rolde görevlendirilip TRT halk konserinin sunucusu olmam . TRT sanatçılarına sunuculuk yapmam benim için tarif edilemez bir başarıdır .

10- Ölmeden önce mutlaka yapmak istediğin şeyler nelerdir?

Öncelikle yazdıklarımı kitap haline getirmek.
Görmediğim uzak diyarlara gitmek.
Kütüphanelerime yenilerini eklemek ( size bir sır vereyim yeni kütüphanem de yolda. şşşşşş kimse duymasın )
Tanınmış biri olarak , ülkem için daha çok  faydalı işlere imza atmak.
ha bir de CAFE TİGRİS'i gerçekleştirmek.

çok keyifli bir MİM'di.
gelelim şimdi söbeleyeceklerime.

Kozmokitap

Mehtap Ve Kitap

Berika'nın Günlüğü



Öne Çıkan Yayın

Yalnızlığa Dair

Birine bağlanamayacak kadar        kalabalık yalnızlıklarım         var benim .  Tigris