Kış ortasında bahar havasıyla güne başlamak kadar güzel birşey olmasa gerek.(kaç günün verdiği yorgunluk nedeniyle uyuyakalıp , öğlen vakti başladığım bir tün olsa da )yeğenlerim yengem ve abimle birlikte , Büyükçekmece çarşısında eski lokantaların birinde nefis lezzetlere sahip öğlen yemeği ardından küçük bir çayevinde özel demlenmiş çayı yudumlarken,çayevini işleten kişinin filmlerde küçük rolleri olan biri olduğunu öğreniyorum .yeşilçam kahveleri gibi bir yerde olduğumu çayın her yudumunda yeni bir anıyı dinlerken anlıyorum. Öğleden sonra yeğenimle başbaşa , deyim yerindeyse, çarşı sokaklarını arşınlıyoruz.akşam üstü sahilde güneşin denizin görsel şöleniyle birlikte , diğer yeğenimle buluşuyoruz. Akşam "Gepetto " adındaki restoranda herkes yeniden toplanıyor. Çok hoş sunumlarla önce göz zevkimizin doyurulduğu bol ikramlı ve neşeli bir yemek oluyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder