9 Ekim 2016 Pazar

# MİM: En Çok Beğendiğim 15+1 Kitap

Merhaba dostlarım,
Geçenlerde sevgili Senden benden bizden beni kitap mimine davet etti. Ben de büyük bir keyifle mim görevimi yerine getireceğimi söylemiştim.
Bulduğum ilk fırsattta da kolları sıvadım ve başladım kitaplığımdaki sevgili dostlarımdan seçimler yapmaya. 
Bana kalırsa emek verilerek yazılmış her kitap, farklı bir dünyanın kapısını aralamamısı sağlayan farklı bir güzergahtır. 
Her okuduğum kitaptan kendime çıkardığım paylar mutlaka var, ama ille de 15 kitap diye sıralarsak;
Sev


 Şu Çılgın Türkler - Turgut Özakman
 * İnce Memed - Yaşar Kemal 
 * Çocuk Kalbi - Edmondo De Amicis 
 * Dönüşüm - FranzKafka
 * KüçükPrens - Antonie De Saint Exupery
 * Gizli Bahçe - Frances Hodgson Burnett
 * Brida - Paulo Coelho
 * Lizbon'a Gece Treni - Pascal Mercier
 * Sadakat - İnci Aral 
 * Allah'ın Askerleri - Yaşar Kemal 
 * Gün Ortasında Arzu - Behçet Çelik 
 * Toprak - Buket Uzuner 
 * Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan 
 * Hoşgör Köftecisi -  Orhan Veli 
 * Tuncay Terzihanesi - SunayAkın

Diğerlerinden ayrı düşmelerine gönlümün razı olmadığı için bir de bonus olarak 
*  Hikayeler - Sait Faik Abasıyanık 



Sait Faik Hikayeleri 
Gelelim gelenek olduğu üzere mim görevini yapacak dostumu belirlemeye
Bugün bir arkadaşımı mimlemek istiyorum. Bundan sonraki mim görevlerimde de bir arkadaş seçeceğim.

Engin Ergin
Mim görevinin şanslı ismi 

8 Ekim 2016 Cumartesi

Deneme Bir İki

selam miletttttt,
Yağmurlu ve serin bir cumartesi gününde Tigris'e estiler
Kahvemi yanlız içmiyeyim dedim video çektim, bir de youtube'a ekledim.
Baktım bu iş çok keyifli artık başka videolarla da karşınızda olursam şaşmayın.
Bu tadımlık olsun, beğenirseniz devamı da gelecek .
Sevgiyle 

7 Ekim 2016 Cuma

Midye Kurabiye

Midye Kurabiye

Selam dostlar, Cafe Tigris epeydir tarif paylaşmıyor, hadi bugün değişik bir tarifle kahvelerimizi çaylarımızı şenlendirelim.
Hem de çabucak geçen yaza, denize atıfta bulunalım.
Efendim ne diyordum?
Ah Tigris çok unutkan oldun son zamanlarda. Aslında bir  yerde iyi oldu, gerekli gereksiz ne  varsa silindi , resetledim kendimi. 
Ama nefis kurabiye tarifi vereceğimi unutmadım , unutmadım.

Gelelim "Midye Kurabiye" tarifine 

Malzemeler:

125 gr tereyağı
1 çay bardağı pudraşekeri
3 çay bardağı un
1 çay bardağı un haline getirilmiş fındık
1 yumurta sarısı
3-4 damla badem esansı

Yapılışı:

Tereyağı,yumurta sarısı, pudra şekeri, badem esansı, güzelce karıştırılır. Un haline getirilmiş fındık eklenip karıştırılır. Azar azar unu ekleyip ele yapışmayan bir hamur elde edilir. Yarım saat
buzdolabında dinlendirilir.
Dinlenmiş hamurdan küçük parçalar alınarak tırtıklı kapak kullanılarak midye şekli verilir. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. 180 derecede üzeri pembeleşene kadar pişirilir.

Midye kurabiyelerimiz kahvenin yanında nefis lezzetleriyle ikrama hazır. Afiyetle 


6 Ekim 2016 Perşembe

Aşkın DE'li Hallleri

Ey AŞK !..
Deli kızın çeyizi gibi ,
Duvardan duvara serildin hayatıma 
                                    Tigris

Kahve altı şiirleri

Ateş Dikenleri Meyvede


Ateş Dikeni 

Selam güzel insanlar,
Yoğun tempolu bir Eylülü geride bıraktık, Ekim de hızından bir şey kaybetmemek için elinden geleni ardına koymuyor.
Ne zaman sabah  ve ne zaman gece oluyor anlamıyorum.
Okul çıkışlarında havanın tatlı serinliğini yüzümde daha fazla hissetmek için yürüyerek eve geliyorum.
Ağaçlar da olmasa hangi mevsimde olduğumuzu da anımsayamayacağım.
At kestaneleri, cevizler yolumu dört gözle bekleyen dostlarım, her akşam üstü dalından koparak ayaklarımın ucuna düşüyorlar. Bir tanesini alıp usulca cebimde saklıyorum. Bana sonbaharın güzel anlarını hatırlatsınlar diye.
Yapraklar da başladı dökülmeye. Hele o komşu  bahçenin ayvaları... Eskilerin deyimiyle bu sene kış çok  çetin geçeceğe benzer, küçük ağaç ayvadan yıkılıyor.
Bir de ateş dikenleri meyvede.
Güneş ışığında daha bir turuncu. Doğa salkım , salkım takmış turuncu küpelerini, sarıyla uyumlu, küf yeşili desenli fistanıyla. 
Sonbahar başka bir güzel, hayat herşeye rağmen yaşamaya değer.
Bir dalın bile size söyleyeceği o kadar çok hikaye var ki duymayı görmeyi bilirsek eğer.

1 Ekim 2016 Cumartesi

Ah Nostalji

Ahhhh bugün yine nostalji rüzgarları esti durdu buralarda. Şu sefertası varya şu sefertası,babamın karnını az doyurmamış. Bilmeyenler için söyleyeyim, eskiden öyle dışardan yemek yenmezdi. Herkes evinde pişirir,herşeyi doğalından tüketirdi.
Sonradan sonraya lokantalar, restoranlar ve fast food cezası çıktı başımıza. İnsanlar da teknolojik gelişmeyle birlikte tembelliklerine yemek yeme alışkanlıklarını da dahil ettiler.
Anneme sordum da bu sefertası ne zaman alındı hatırlayamadı. Düşünüyorum da iyi ki alınmış her ne kadar şimdilerde kullanılmasa da sağlıklı doğal yemekleri hatırlatır bana bir de  mavi kolluklu memurları. 
Çok eskilerde bakırdan yapılmış üç katlı sefertasları zaman içinde  emaye, alüminyum, çelik ve plastik malzemeden üretilenlere yerini bırakmış. 
 Bakmayın siz öyle mahzun durduğuna .Gün gelecek sağlıklı besinler tüketmenin önemiyle birlikte yeniden eski şaaşalı günlerine dönecek. Kendisi gibi bizi de derleyip toplayacak . Üç çeşit bir arada ama birbirine karışmadan, sıcacık sunacak güzellikleri. 
Bilmem sizlerin evinde de var mı sefertası ya da sefertasında yemek yenilen günleri hatırlayanlar ?

Öne Çıkan Yayın

Yalnızlığa Dair

Birine bağlanamayacak kadar        kalabalık yalnızlıklarım         var benim .  Tigris