10 Şubat 2022 Perşembe

Doğum günüm’den



 A dostlar bir yıl daha geçiyor ,yarım asıra iki kala .

Ne mutlu ki sevildiğimi değer gördüğümü hissettirenler var.

En güzel yıllarımdayım diyebilme fırsatı verenlerim var. 

Ah benim ne çok yürekte izim ve sevgim var? 

Ne mutlu bana  ki keşkesiz günlerim var.

Nasılsın , iyi misin , kendine lütfen iyi baklarım var.

Tekrar tekrar sarılıp , yaralarımı saranlarım var. 

Bugün benim en duygulu en sevgi dolu anlara takılmış unutulmaz zamanlarım var. 

Bugün en çok SENİ SEVİYORUZ larım var 

İyi ki varlar iyi ki VAR!..

Sevgiyle 

10.02.2022

Tigris





9 Şubat 2022 Çarşamba

…….


……

Sandık odalarına kilitlenmiş

 En kesif Küf kokusunu sürünmüş 

 Pespaye  hayaller

Sararmış patiskalarda yıllanmış 

Acımadız kat izleri

Akşamın huzursuz  serinliğini sarınmış 

Soğuk sarı güneş.

Ruhsuz gece yarısı  gölgelerinde

gizli kalmış İsli mumlar kasabasının

Solgun benizli rüyaları

 Gönülden azat bir yürekten daha acı 

Ötesi Yok SEVGİ’lerde


09.02.2022

Tigris

1 Ocak 2022 Cumartesi

Cafe Tigris 9 Yaşında

 


Merhabalar Merhabalar ve de Merhabalar 

Duyduk duymadık demeyin Cafe Tigris tam 9 yaşına bastı. 

Her ne kadar son zamanlarda ihmal edilmiş bir blog da olsa sevenleriyle geçen tam 9 yıl dile kolay . 

Bilen tanıyan dostlarım Cafe Tigris’in doğum hikayesini bilirler. Bilmeyenler veya unutmuş olanlar için şuraya Tıklayın canlarım. 

Uzun süredir, uğradığım yok küsmüş bana. Şimdi ne yapsam 9 kollu şamdanlarla 9 mum mu yaksam. Nasıl gönlünü alsam? 

Bilirim sever  beni ,sırlarımı saklar. Eh o kadar da sitemi olacak . Başım üste. 

İyi ki doğmuş benim caaaaanımmm 

Sevgiyle 

01.01.2022


10 Aralık 2021 Cuma

Kırmızı AŞK




2018’in 29 ‘unda Ocağın, seni solgun kış güneşinin uzandığı camın önünde görüp   ,tam da mevsiminde görkemli kırmızına  vurulup aşık olmuştum. 


Sen benim olmalıydın ne pahasına  olursa olsun. Dilini bilmediğim yaban ellerden devşirip getirmeliydim beraberimde. Tam kalbinden söküp almıştım bir anlık gözü dönmüş hırs ile. Kimse görmeden usulca cebimdeki yerini aldın. Kolay da olmamıştı hani seni söküp almak yurdundan .

O günden sonra sen hep benimleydin. Ama ben bende olduğunu unutup gezip dolaşmakta günümü gün etmekteydim . Ömrün ne kadardı kim bilir?

 en az 10 gün geçmişti ve ben seni unutmuştum. Dönüp kendi dünyama günlük koşuşturmaya devam etmiştim. 

Ta ki o gün tesadüfen  elim cebime gittiğinde son demlerindeydin belki de. İçimden geçen bir acıyla seni toprağın koynuna vermem gerektiğini biliyordum. Göz yaşlarımdı can suyu niyetine  üzerine dökülen . 

 Günlerce özenle bakıp besledim seni.  İnadına yeşildin , İnadına tutundun hayata. Belli çok büyüyemedin gelişip serpilemedin. Ama olsun senden hiç umudumu keser miydim ben biç. Senin unutmanın yürek sızısıyla artık  daha bir titrer olmuştum üzerine. Bana gelmenin senesine varmadan cılız ürkek yüreğin tomurcuklandı. Ama başka başkaydı güzelliğin . Alını almışlardı sanki solgun yüzünden. Demek yurdundan uzaklara kopup gelmek böyle bir şeydi . İçin  için ince ince kanıyordu yüreğin. 

Biliyor musun kaç yıl geçti aradan . Sen hala ilk geldiğin günkü boynu bükük  halinden biraz hallice her sene kışın acı soğuğunda özlemle bir tomurcuk oluyorsun. Hala yüzün solgun hala yüreğin kırgın . 

Bu sene yine bana saf beyaz verdin aşkını kan kırmızı vahşi tutkuna inat . Sıla hasretinin isyanını haykırırcasına 

Sevgiyle 

10.12.2021



Not: 2018 ocak ayında Almanya gezisi sırasında kırmızı renkli bir  çiçeğin ,güzelliğine vurulup getirdiğim ,yılbaşı çiçeğine  atfen . 


12 Kasım 2021 Cuma

TURUNCU

 


Bir varmış bir yokmuş renkler ülkesinin mutlu günleri çok göz yaşlarının  az olduğu bir zamanda

Renkler bilgesi gök kuşağının  kapısı çalınmış. Kim o gelen kim derken

Çok cılız bir sesten cevap gelmiş benim lütfen bana yardım edin.

Buyur nedir sıkıntın deyip içeri çağırmışlar.

Rengimi ve neşemi kaybettim.  Kimse  de  ne bana ne de arkadaşlarıma  yardım edemedi.

Bana lütfen rengimi geri verir misiniz.

Sen hangi renktin ki?

Biraz sarı biraz da kırmızıydım.

Kırmızı ve sarı birbirlerine darılmışlar bir araya gelmiyorlar. Ben ve benim arkadaşlarım renksiz kaldık.

Renkler bilgesi   gökkuşağı düşündü düşündü bir yol bulmak için bütün renkleri hemen etrafında topladı.

Kırmızı ve sarının birbirinden çok uzaklarda oturduğunu gördü.

Size ne oldu böyle neden bu kadar uzak ve soğuksunuz?

Sevgili renklerin bilgesi dedi kırmızı sarı benden  daha alımlı olduğunu düşünüyor. Benim yanımda olmak istemediğini söyledi.

Hiç bile dedi sarı kırmızı asıl ben senden daha güzelim senin yanında parlaklığımı kaybedemem dedi.

Bunun üzerine renklerin bilgesi gökkuşağı  söze girdi.

Unutmayalım ki hepimiz bu dünyayı renklendirmek için varız. Hepimiz  ayrı ayrı güzeliz hem de bir arada sevgimizi ve gücümüzü birleştirerek daha güzeliz.

Siz bir araya gelmezseniz portakallar, havuçlar bal kabakları ve bütün turuncu şeyler nasıl güzelliklerini  ortaya koyalar ki. 

Renklerimizi ortaya çıkaran güneş de unutmayalım ki sizin ikinizin karışımından oluşan renktedir.

Güneş ışıkları olmasa biz nasıl ortaya çıkabiliriz ki.

Bu sözler üzerine kırmızı ve sarı daha fazla dargın kalmaya dayanamadılar ve kucaklaştılar.

Sevinçten ağlamaya başladılar. Gözyaşları birbirine karışınca  TURUNCU akmaya başladı.

Bu sayade bütün turuncu nesneler renklerine kavuştular ve mutlu günlerine geri döndüler.

TİGRİS

11.112021

14 Eylül 2021 Salı

Hazır Cevap



Bugün sohbet sırasında ortanca yeğenimin  küçüklük anılarından biri aklıma geldi ve hepimizi gülümsetti. 

Yeğenim küçükken, çok yemek seçerdi ve tabağında hep yemeğini yemeden bırakırdı . Bu  duruma çok üzülen anneannesi “Eylül’cüm bak tabağında yemek bırakırsan develer arkandan seni kovalar “demiş. Bizimki de nazlana nazlana yemiş. Neyse gel zaman git zaman abisinin arkadaşlarından biri eve ziyarete gelmiş. Yemek yemişler ve gelen misafir arkadaş yemeğini tabağında yarım bırakmış. Bizim küçük akıl küpü durur mu hemen cevabı yapıştırmış. İlayda abla tabağında yemeğini bırakırsan develer seni kovalar demiş. 

İlayda bir kendi tabağına bir de bizimkinin tabağına bakmış. Her zamanki gibi tabakta yemek duruyor. 

Eeee Eylül sen de yememişsin bak tabağında duruyor yemeğin. Develer seni de arkandan kovalayacak deyince 

“Benim develer alışkın .” Demesiyle yemeği bitirmişler mi bilmem ama bir kilo pirzola yerine geçecek kahkahaları koyvermişler. 

Öne Çıkan Yayın

Yalnızlığa Dair

Birine bağlanamayacak kadar        kalabalık yalnızlıklarım         var benim .  Tigris