Bize bol hüzünlü bi AŞK
ortaya da karışık hasret olsun .
Tigris
09.07.2021
Ya Annem ya Çocuğum…
Tv de bir filme denk gelirsiniz. Çerezinizi hazırlayıp rahat koltuğunuza tam yerleşecekken bi bakmışsınız ki tv’de hiç de matah olmayan bir müzik yarışmadının bangır bangır sesiyle karşılaşırsınız.
-Anneciğim diğer kanalda güzel bir film vardı ama.
-Başından izlemeyince ben filmden bişey anlamıyorum
Artık hiçbir şeye ses çıkarılmaz sabırla tv de ne varsa sadece sesi kulağına çalınır o kadar.
fff anneciğim . Nasıl yetişirdin bizleri. Her söylediğim sözden sonra vicdan azaplarından azap beğeniyorum
Aradan zaman geçer yeğenin gelir . Çocuğun yaşındaki bacak kadar şey oturduğu yerden anne suuuuu annne şu anne buuu tv ona tahsis edilir Evin bütün düzeni ona göre ayarlanır. Hatta dünya bile nerdeyse onun düzenine göre döner . Aman ağlamasın , aman şaka yapmayın alınır, aman ergenliğe girdi , bla bla bla . hava serin mi ne ağustos sıcağında camlar sıkı sıkı kapatılır . Siz terlemişsiniz havasız kalmışsınız kimin umrunda .
Aman ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza bey kıvamında, la havle eşliğinde , her şey sineye çekilir .
Yeter ki çocuğun düzeni bozulmasın ve her dediği olsun.
Sessiz kuşakla Z kuşağı arasında sıkışıp kaldım imdatttttt!..
Anneye laf denmez onun dediği olur. Çocuğa laf denmez onun dediği olur.
Eeeee başka?
Fırıncıya söyleyin de ekmek de vermesin bana.
Sevgiyle
28.06.2021
Tigris
Merhaba Sevgili Dostlarım.
Bilen bilir ben Eskişehirliyim .
Küçük ama bir o kadar da büyük şehrimde yaşamanıngururunu her fırsatta dile getiririm .
Benim için zaman çok önemlidir . Öyle yollarda ve trafikteharcayacak ne zamanım ve ne de gücüm var. 10 dakika gibikısa bir sürede şehir merkezine ulaşmak ve büyük şehirlerinkeşmekeşliğinden uzak olmak gibisi yok.
Anadolu’da bir avrupa şehri gibi sizi sımsıcak saranmemleketimde her türlü imkanı bulmak da ayrı bir şans.
Sanat, kültür , öğrenci şehri olarak bilinen Eskişehir’degüzelleşmek adına sunduğu imkanlara da ulaşmak artık çokkolay .
Güzelleşmek adına kadınların binlerce yıldır başvurduğu birsürü yöntem ve güzellik sırları vardır. Kleopatra’nın sütbanyosunu duymayan yoktur sanırım.
Zamanla ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu eskiyöntemler de tarih olmuştur.
Kleopatra da günümüzde yaşasaydı eminim ki güzellik merkezinde alırdı soluğu.
Bu konuda çok şanslıyız.
Eskişehir’in tam kalbinde
Este Lorien Güzellik Salonu Eskişehirli kadınları güzelleştirmek ciltlerini tazelemek için uzman ve güler yüzlü personeli ile ve artık hayatımızın olmazsa olmazı hijyen ve sterilazyon kurallarına son derece dikkat ederek hizmet vermekte.
Este Lorien Güzellik salonunun hizmetleri
- 13 aşama Yüz bakımı
- Kirpik Lifting
- Lazer Epilasyon
- Kırışıklık savar
Randevu alarak Este Lorien Güzellik Salonu’nun kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren samimi güler yüzlü ortamda profesyonel ellerde öncelikle yapılan cilt analizinden sonraileri teknoloji ile yeni nesil cihazlarla uygulanan cilt bakımı ile aynalara taptaze bir gülücük sunuyorsunuz. Este LorienGüzellik tarafından sunulan, cildin ihtiyaçları doğrultusundatek seansta 13 aşamaya kadar uzayabilen 6 in 1 plus komplecilt bakımı paketi ile klasik bakımların ötesinde derinlemesinecilt bakımının muhteşem konforu ile tanışabilirsiniz. Tek uygulamada 13 işlem ve 6 mucizevi etkiye sahip 6 in 1 plus komple cilt bakımı işlemleri ile üç haftalık periyodik bakımlarneticesinde cildin iki tona kadar açılması, 15 güne kadar kalıcıparlaklık kazanması mümkün olmaktadır. Bununla birliktesıklıkla karşılaşılan siyah nokta, sivilce, kırışıklık, ölü hücre, cilt lekeleri gibi pek çok cilt sorununun giderilmesineyardımcı olmaktadır.
Eskişehir’de yaşayan ve cildinde yağmur sonrası toprak kokusunun huzurunu Hissetmek isteyenler her
https://www.estelorien.com.tr/eskisehir-cilt-bakimi-fiyatlari/
kısmından ulaşabilirsiniz.
Hadi ama ne duruyorsunuz güzelleşmek bir telefon kadar uzağınızda.
Merhaba
Mayıs ayının ilk günleri bana Hıdırellez’in yaklaştığını hatırlatır.
Yüzyıllardan beri süregelen gelenekler bölgesel olarak farklılık gösterse de genel tema aynıdır.
Dünyada darda kalanların yardımcısı Hızır ile Denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas’ın yeryüzünde buluştuğuna inanılan hıdırellez geleneğine kırmızı ve yeşil hakimdir.
Son yıllarda UNESCO’nun insanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne giren Hıdırellez doğanın yeniden canlanması bolluğun bereketin simgesidir.
Ateş,su,toprak,hava elementlerinin Hıdırellez ritüelleriyle harmanlanlandığı dikkat çekicidir.
Her yörenin Hıdırellez geleneklerinden duyduklarım ve okuduklarımdan yola çıkarak o güne özel ritüelleri şöyle sıraladım.
* Hıdırellez 5 Mayıs akşam ezanı vakti başlar 6 mayıs ikindi vakti sona erer.
* Hıdırellez günü yağmur yağarsa Hızır’la İlyas’ın buluştuğuna ve dileklerin gerçek olacağına inanılır.
* 5 mayıs günü ikindiden sonra gül dalına bağlamak için kırmızı renkte bir kesenin içine para konur ve kesenin ağzı dua edilerek kapanır. Sonrasında kese gül dalına bağlanır. 6 mayıs sabahı gün doğmadan kese alınır ve cüzdana konur bir yıl boyunca bu para kesinlikle harcanmaz. Gül ağacı yoksa bir saksı çiçeği de olur. Çiçek gece dışarıda bırakılır. Dilekler dilenirken şu dua okunur;
* -“Allahümme Rabbühü Ya Halkalhalas Muhammedin Resulullah Yetiş imdadıma Ya HIZIR YA İLYAS”
* Toprağın üzerine ev , araba gibi dilekler çizilir. Bahçesi olmayanlar dileklerini bir kağıda da çizebilir. Çizdikleri kağıdı da para kesesinin yanına asabilirler. Sabah erken saatte bu kağıtlar alınır ve akarsu, deniz vb. Atılır. Ya da toprağa gömülür. Kağıtların suya atılmasındaki amaç kağıt ne kadar çabuk yok olursa dilekler de o kadar hızlı gerçekleştiğine inanılır.
* Evlenmemiş ve kısmeti kapalı olduğuna inanılan genç kızların başında yeni alınmış bir kilit 7 defa kapatılıp açılır böylece o kızın kısmeti açılacağına inanılır. O kilit açık bir şekilde evin dışına çıkarılır.
* 5 mayıs gecesi genç kızlara bulaşık yıkatılmaz .
* 6 mayıs günü ev süpürülmez, çamaşır yıkanmaz, bayram olduğu düşünülür ve yeşil alanlara gidilir.
* 5 mayıs gecesi iki kapta yoğurt mayalanır. Birine var yoğurdu diğerine yok yoğurdu denir. Ancak sütte maya kullanılmaz. Sabah ezanında bitkilerden toplanan çiy taneleri maya olarak kullanılır. Hangi yoğurt tutmuşsa o sene bolluk ya da kıtlık olacağına inanılır.
* 5 mayıs akşamı yakılan ateşin üstünden üç kere atlanır. Böylece üstündeki kötülüklerin gideceğine inanılır. Ateş yakma imkanı olmayanlar mumun üstünden atlayabilir.Yine üç kere salıncakta sallanılır.
* 5 mayıs akşamı bir parça gazete kağıdı alınır ve makasla küçük küçük kesilir bu sırada bir kişi “ Ne kesiyorsun ?” Diye sorar “ Para kesiyorum” diye cevap verilir. Bu üç defa tekrarlanır. Kesilen kağıtlar, bir torbaya konur ve gelecek yıla kadar saklanır. Böylece çok paralarının olacağına inanılır.
* 5 Mayıs gecesi cüzdan ağzı açık şekilde başucuna konur.
* 5 mayıs günü bulunabilirse yağmur suyu yoksa çeşmeden alınan bir kase su ele yüze ve vücuda sürülür. Böylece hastalık ve musibetlerin gideceğine inanılır
* 6 mayıs sabahı çok erken kalkılır. Evdeki bütün pencereler, dolap kapakları, çekmeceler, erzak kutularının kapakları açılır. Hızır’ın bereketinin bu yolla eve dolacağına inanılır. Hıdırellez duası yapılır. “Bismillahirahmanirahim
* Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin.”
* "Ya Rabbi Sen dünyanın kainatın sahibisin.Her canlıyı yaratan Sensin. Benim ve her canlının Rabbi de Sensin.Benim hem dünyamı hemde ahiretim güzel eyle. Bana ve tüm kullarına hak ettiğimiz gibi değil lutfunla ve merhametinle muamele eyle. Hızır (as) ve Hıdır(as) bana yoldaş eyle. Bizleri hata ve yanlışlarımızdan döndürsünler. Maddi ve manevi sıkıntılarımızda her zaman yanımızda olsunlar. Dualarımızı Senin güzel isimlerin hürmetine, habibin hürmetine kabul buyur. Amin
* 6 mayıs günü bolluk ve bereketin simgesi olan haşlanmış yumurta yenir.
* 6 mayıs günü hiçbir yeşil dalından koparılmaz.
* Benden bu kadar. Sizin de kendi yörenizde uygulanan değişik gelenekler varsa yorum kısmına yazarsanız sevinirim .
* 5 mayıs pazar gecesi dilek dilemeyi unutmayın. Hepinizin dilekleri ve gönlünüzdeki güzellikler gerçek olsun
* Sevgiyle
Tigris
Şoktayım hala
Diyeceksiniz ki hayırdır Tigris
Bugün temizlik yaparken banyodaki duşakabini siliyordum. Kendimi kaptırmışım. Ama öyle baskı uygulamadan sil babam sil. Hem de camlar kapalı ve ben iç kısımdayım .
Neye uğradığımı anlamadan bir şangırtı . Cam yağmurunun altında kaldım. Sanki bi 30’dk geçmiş gibi geldi bana.
Kollarımda bir kaç kesikle durumu atlattığıma şükrettim.
Nasıl bir şey anlamadım. Görünmez kaza dedikleri bu olsa gerek.
İnternette biraz araşırma yaptım. Temperli camdan yapılıyormuş duş camları. Kırıldığı zaman insan sağlığına zarar vermeyen cinsmiş.
Ne kadar zarar vermese de korkusu insana yetiyor.
Allah beterinden korusun. Kimse böyle kazalar yaşamasın.
“Alet işler el övünür” demiş büyükler.
Doğrama ,kesme,parçalama, çırpmak için kullanılan o kadar çok gereç var ki . Kimi kol gücüne dayanan kimi de elektrikli ve hatta pilli.
Benim için en önemlisi pratik olmalı yer kaplamamalı ve fonksiyonel olmalı.
Bir zamanların büyük bir hevesle alınıp mutfak tezgahlarında büyük yer kaplayan bir sürü ıncık cıncık parçasıyla da bulaşık çıkarmaktan başka bir işe yaramayan o mutfak robotlarını dolapların en ücra köşelerine kaldırdık. Minik minik elektrikli yardımcı aletler alındı alınmasına da kol gücümüzle çalışan ve çok eski zamanlardan beri evlerin mutfakların baş tacı olan rende hepimizin vazgeçilmezi oldu ve olmaya da devam edecek.
Hemen herkesin bi rendesi var . Hatta şimdi değişik bolarda ve şekillerde olanları da mutfaklardaki yerini aldı.
Ben klasik olandan bahsedeceğim. Vazgeçilmez mutfak aşkım . Ancak her güzelin bir kusuru olduğu gibi onun da ne işe yaradığını bilmediğim kısımları var. Mesela şu resimde gördüğümüz dışa doğru tırtıklı yüzeyi ne işe yarıyor. Bilen ya da bu kısmı kullanan var mı ?
Etrafımdakilere sordum kimi soğan için dedi kimi limon kimi de peynir için dedi . Herkesin dediğini denemeye çalıştım ama sonuç hüsran hele de yıkarken bulaşık bezine takılıp beni sinir etmesine değinmiyorum bile.
Ben bildim bileli rendenin bu yüzü var. Ve hiç kullanışlı değil. Bu durumdan bir ben mi şikayetçiyim yoksa sizde aynı durumla karşı karşıya mısınız ? Neden bunca değişime rağmen rendenin bu yüzü değişmiyor?
Kafamda deli sorular, sorular ...