26 Ocak 2017
Perşembe
Soğuk bir kış gecesinde,
Nereden gelip nereye gidiyordu, gayri meçhul bir yolda kesişen hayatın sahibi.
Daha önce nerede kiminleydi? O da sevmez miydi yeşil fasülyeyi?
Koynunda taşıdığı minik ellerin kokusu, hep aynı kalır mıydı?
Sigarayı bırakamadığı gibi, dokunduğu hayatların da dudak tiryakisi miydi?
Ehli keyf saatleri var mıydı, günün en çıkmaz anlarında ?
Üç yudumda mı içiyordu, bir nefeste başına mı dikiyordu mutlu saydığı saniyeleri?
Tıraşsız yüzü kaç yılın acı izlerini gizliyordu?
Belli belirsiz miydi hep ,tebessümlerinde gizlediği iç çekişleri?
Suskunluğunda boğulur muydu, bütün kelimelerin zehiri?
Zamana olan düşmanlığı buğulu saatinin saniyelerinde mi atıyordu?
Sebepsiz miydi hep , kalabalık yalnızlıkları?
Güneşi üstüne doğdurmadığı saatlerde mi depreşirdi hep sancıları?
Kızıl bir dudağın esaretinde miydi, kör kuyulardaki ,ilhamının sırrı?
Sessizliğinde mi saklanmıştı , son umudunun çığlıkları ?
Sonun başlangıcında , Kafamda deli sorular ,
Kör bir fenerin ışığında, günlerdir arıyorum .
Sahi nerde kaldın ?
Güneşi üstüne doğdurmadığı saatlerde mi depreşirdi hep sancıları?
Kızıl bir dudağın esaretinde miydi, kör kuyulardaki ,ilhamının sırrı?
Sessizliğinde mi saklanmıştı , son umudunun çığlıkları ?
Sonun başlangıcında , Kafamda deli sorular ,
Kör bir fenerin ışığında, günlerdir arıyorum .
Sahi nerde kaldın ?
