Selam Cafe dostları
Evet doğru duydunuz Tigris 10 bin bakımına girdi.
tatil dönüşünden beri eski sıkıntıları nüksedip de dayanılmaz bir hal alınca o da soluğu önce sağlık ocağında aldı. kan değerlerinde bir problem olmayınca ille de kalbim dedi de başka bir şey demedi.
2015 yılında ilk tansiyon tanısı konduğunda aynı sıkıntıları yaşıyordum. bana psikolojik dediler. Yahu kalbimde var bir şey ben biliyorum desem de nafile. Çünkü çok zor bir dönemden geçiyordum. Büyük hayal kırıklıkları sonucunda birden tansiyon ve kaygı bozukluğu çıktı. ne gecem vardı ne gündüzüm. neyse geçelim buraları. Tam iyiyim derken yine başladı.Bu sefer tamam dedim babam da zaten kalp hastasıydı, diye kuruntulardan kuruntu beğenmeye başlamıştım. Çıldırmaya ramak kala gittim bir kardiyolağa.
EKG çekildi doktor Bey kalbime ultrasonla baktı.Kalpte yapısal bir sıkıntı yok dedi. Ama bir kalp holteri takıp bir günü takip edelim dedi. Asıl film ondan sonra başladı. Daha önce de tansiyon için holter bağlamışlardı. Upuzun bir gece beni koynuna alacaktı yine. Holteri bağlayan hemşire de tam beni kafadan, espriyle boynuma bağladı makineyi. Öğretmen olduğumu öğrenince hocam çocuklar sorarlar şimdi sana bu ne diye . Ben de dedim param altınım çok boynuma kese yaptırdım içinde taşıyorum deyince epey gülüştük.
Hastaneden sonra soluğu okulda aldım. Ama nasıl bir sakinlik içindeyim ben de şaştım nasıl oldu yüreğime inmedi şarkı misali.
Akşama kadar herşey çok normaldi. Sadece elim ikide bir makinede , acaba çalışıyor mu , düşer mi diye kontrol ediyorum. Ayşegül durumu fark etmiş sonunda dayanamadı iki de bir de makineyle oynayıp durma dedi bana. Yavaştan yavaştan da kaygının yerini yapıyorum. Ya kötü bir şey ar sa babam da zaten.....
Eve gelince günün yorgunluğu yavaş yavaş çıkmaya başladı. Erken kalmıştım, koşuşturma stres yarın sabah da yine gideceğim ya hastaneye en iyisi ben yatayım dedim. Saat 22.30 civarı ki bu saat bende olağan üstü bir durum.
Başımı yastığa koyar koymaz tık tık tık sesleri gelmeye başladı , Tigris gece yeni başlıyor senaryolardan senaryo beğen bakalım. Gözümü kapayamıyorum, sağ yanımda yatsam kolum uyuşuyor sola dönemiyorum makine ve aparatları böğrüme böğrüme batıyor sırt üstü yatıyorum , kalbimin vuruşundan anlıyorum ama İstanbul'u dinlemiyorum. Ben yüzüstü yatarım yoksa billah uyuyamam ki. Off Allahım gece otobüse binip bir yerlere gitsem bundan daha rahat olurdum yahu.
Tam dalmışım. Yunan adalarındayım. Tigris rüyada yazmaya devam ediyor. Tam başka adaya geçecekken beni birden aşağıya çekiyorlar , diye uyandım baktım nabız Veliefendi'de dörtnala koşuyor. Aman sabahlar olmasın. Gözümü kapatıyorum açıyorum saate bakıyorum , sanki dakikaları kamplbağa terbiyecisinin kaplumbağaları çekiyor. Saat 02 , 02.30, yok yok yok. yatakta döndüğüm hıza dünyanın dönüş hızı yetişemiyor. sabah da bir türlü olmuyor. Ezanlar okunuyor. Artık yorgunluk da iyiden iyiye beni esir alıyor. Bi yarım saatcik kadar uyuyorum ya da uyduğumu sanıyorum. Saat 07.00 birazdan kalkma vaktim gelecek, doktor ne diyecek acaba?
Artık kalkıyorum , hazırlığımı yapıp sokağa çıkınca soğuk rüzgar beni biraz kendime getiriyor ama nabız bu sefer yüz metre rekortmeni gibi koşuyor. Tramvaya nasıl bindim nasıl indim hatırlamıyorum desem yeri.
vaktinden önce hastaneye ulaşıyorum . Şu makineyi bir çıkartsam. Beni dünkü hemşire karşılıyor. Dün gecenin kısa bir kritiğini yapıyoruz. Biraz soluk alıyorum :Makineyle olan bağımızı kesip atıyor sevimli hemşire. Ya ama ben o keseye altınlarımı koyup boynumda taşıyacaktım.
Doktoru beklemeye koyuluyorum. dakikaları yine bizim kaplumbağalar çekiyor. Benim de kalbimi yarış pistine çeviriyor her saniye.
Sıra sonunda bana geliyor. Doktorumla görüşme sonunda holterin sonucunun temiz olduğunu çok düşük riskli olduğumu , nabzımın yüksekliğinin de kullandığım ilaçtan kaynaklı olduğunu öğreniyorum. Ha bir de kalbin yapısıyla alakalı olmayan çok nadir erken atım dedikleri durumu söylüyor. ki bu herkeste görülen bir durummuş. Bana bunun için bir ilaç verdi. Bu ilacın beni çok rahatlatacağını söyledi.Böylece herşey netlik kazandı. Ben hala ısrarla kontrole ne zaman geleyim, psikiyatrla görüşeyim mi sorularını soruyorum. ya Tigris bi git bak bir şey yok. Korkulacak bir şey yok, diyemiyorum. Onca stres uzunnnn bir gece of ki ne offf.
Ama bir kuş misali uçarak çıkıyorum hastaneden . Hemen ilacımı alıyorum. Bi de ne göreyim ne sevimli kalp şekilli ilaç bu yahu. Bu minik beni düzeltecek , yine bir kalp benim ilacım olacak. Yine sevgi kazanacak.
Sevgiyle
Tgris
19.02.2019