20 Temmuz 2015 Pazartesi

Alsancak

Bayramın son günü , küçük abimleri Çanakkale'ye uğurladıktan sonra küçük yumurcağın gitmesiyle , alıştığımız sesi ve şirinlikleri ile sessizleşen evde kalmak istemedik . Alsancak'ta soluğu aldık. Kışın geldiğimde restorasyonu devam eden İzmir Atatürk Müzesi'nin açık olmasını fırsat bilerek yeğenlerimle tarihi bir yolculuğa çıktık.
Zamanında bir halı tüccarının evi olan bina Kurtuluş Savaşı'nda Karargah Binası olarak kullanılmış. Sonrasında İzmir Belediyesi tarafından Atatürk'e hediye edilmiştir.Daha önceki İzmir gezilerimde de uğradığım Bisquitte sakin bir gün yaşıyordu. Çok sıcak bir günde buz gibi içeceklerimiz ve bol kahkahalı sohbetimizle keyfimize diyecek yoktu.Tarihi Kızlarağası Hanı'nda  fincanda pişmiş kahvelerimizi yudumlarken Hemen yanımızdaki camiden yükselen ikindi vakti ezanın ruhları dolduran huzuru sessizliğimizin sebebi oluyor. Hayat kaldığı yerden devam edercesine yeniden sesler yükselirken , uzaktan gelen keman sesi ile yüzümüzde bir tebessüm oluşuyor. Bir kaç istek parça dinledikten sonra Kemeraltı'nda açık bulduğumuz bir kaç dükkanı gezme fırsatımız oluyor. Ucuz bulduğumuz şeyleri alarak , yeniden Alsancak'a dönüyoruz. Akşam üstü serinliğinden faydalanarak eve dönüşe geçiyoruz. Sabah başka bir yere daha yolumuz olacağı için yeğenlerimle  yatakta hem sohbet ederken günü kaleme alıyorum. Cümleleri bir kaç kez yazıp silerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

Yitik Zamanlar....

Yitik zamanları beş geçiyordu, saniyelerde atan kalbim.  Tigris