30 Mayıs 2016 Pazartesi

Nostaljik Pazartesi :24 Bir Avuç Alıç


Çocukluğumda , mahallelerin , komşulukların daha bir sıkı olduğu , semt pazarlarının köyünden ekip biçtiğini getirip küçük tezgahında satan özü bozulmamış köy insanının olduğu yıllarda ,her hafta mahallemize kurulan pazara annemle giderdik. Sonbaharda pazarları daha bir severdim. Sıcak renklerin her tonunu gördüğümüz meyve ve sebzeler güneşin solgun yüzüne inat içimi ısıtırdı.Elma , nar, ayva, armut,havuç, karnabahar,pırasa,ıspanak tezgahlarının arasında köy dağlarından toplanıp , pamuk ipliğine dizildikten  sonra tezgahta yerini alan sarılı kırmızılı alıçları  bir mücevher kolye gibi hayranlıkla izlerdim.  Bir dizi alıçtan kolye alıp boynuma takıp tek tek kopararak yemeye başlardım.Damağımdaki tatlımsı lezzet hemen bitmesin diye yavaş yavaş yer keyfini çıkarırdım. Alıçtan yapılmış kolyelere evimize çok yakın ilkokulumuzun önünde de görürdüm.Çocukluğumun en saf yıllarınn bu unutulmaz lezzeti ve kokusu ,buruk sevinçler yaratır yüreğimde.Şimdilerde her gün televizyonlarda  alternatif tıp uzmanı diye  ekranın baş köşesine kurulan amca ve teyzelerin  faydalarını saymakla bitiremedikleri alıç , sanki yeni görücüye çıkmış genç kız gibi daha bir önemli olmuş . Halbuki doğa anne her mevsim dağlarında , bahçelerinde öyle güzellikler sunuyor ki , bunları başkaları söylemeden kıymetini bilip , her şeyi zamanında ve en doğalını yemek gerekiyor. Köy insanının daha sağlıklı ve uzun ömürlü olmasının ilk şartlarından biri de bu meyve ve doğal yiyeceklerle beslenmesi oluyor. Hafta sonu köy ziyaretinde bulunma fırsatımız olunca , sürülmüş tarlaların ortasında bir alıç ağacı bulmanın keyfiyle bir avuç da olsa toplama şansı yakaladım.Bizden önce çobanların , köylülerin topladığı alıçlardan geriye kalan  bir kaç taneydi nasibimize düşen. Çok çok toplayabilseydim, eski günlerdeki gibi ipe dizip boynuma asacaktım alıçtan kolyemi. Bu sefer bir avucuma sığdırdığım mercan taneleri kadar kıymetli alıçlarımı kokusunu içime çeke çeke , tadına vara vara tek tek yedim , çocukluğumun sonbaharlarına gönderme yaparak. 

54 yorum:

  1. tigris naptın sen yaa :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tigris debilmiyor ne yaptığını 😞

      Sil
    2. çocukluğuma götürdün beni :( alıç, kırık leblebi, keçi boynuzu satan yaşlı amcayı hatırlattın bana .

      Sil
    3. Hehhehhehheee nostalji güzel şey vesselam 😉

      Sil
    4. üzücü bence, insan geçmişi özlüyor. birde yaşlandığını fark ediyor :)

      Sil
    5. Yaşlanmak da doğal bir süreç napalım kimse bu dünyada kalmayacak en iyisi mi her anın tadını çıkaralım. Zaman zaman da eskiye dönüp güzel günleri hatırlayalım. Sevgiyle

      Sil
  2. Alıçlar, çıtlıklar, çitlenbikler, melengeçler, çönür armutları, çakal erikleri, kızılcıklar çocukluğumuzun köy meyveleriydi. Bir köylü çocuğu olarak alıcı hatırlatmanız bizi mutlu etti doğrusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey ne kadar da doğal ve güzeldi. Şimdi hiçbirinde aynı tad yok.
      Ben teşekkür ederm

      Sil
  3. ben hiç yemedim Tigriscim zannedersem. Öyle bir anlatmışsın ki sanki avucumda alıç varmış gibi hissettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok şifalı keşke yiyebilseniz. Teşekkür ederimmmm

      Sil
  4. Hey gidi günler hey çocukluğuma götürdün beni
    hep orda kalsam ve bugüne dönmesem olmaz mı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orda kalıyoruz bugünlük dönmüyoruz 😉❤️

      Sil
  5. off naaptın sen yaa...
    bende çok severim alıcı. köyümü özlediğimi hissettim sayende..
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydi şimdi rahat bir yere uzanın hepbirlikte çocukluğumuza dönüyoruz 😉😍😍

      Sil
  6. Bizim köyümüzde dağ,taş alıç ağacı.mevsimine denk gelince kopar kopar ye.Bende çok severim alıcı. Çocukluğumuzu her daim yaşatmak dileğiyle.....Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  7. Alıııç. Çok severim Sevgili Tigris :) Olsada yesem dedirttin bana şu an. Hem güzel hem de hain bi paylaşım olmuş bu . Yemeyeli uzun zaman oldu :)
    Bizim yerimize de yemişsinizdir eminim. Afiyet olsun.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı paylaşınca ben de dedim ah ahhhhh . Bu sene fazlatoplayamamıştık. Azdı ama yedim yine de

      Sil
  8. Ah Tigris'im.Alıçı çok severdim ben.Babam giderdi pazara bulunca mutlaka alırdı.Hey gidi günler.Gerçekten nostaljinin en güzellerinden olmuş.Afiyet olsun canım.Sevgiyle kucaklıyor, öpüyorum kızımı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepbirlikte ne güzel günlere döndük sevgili Ece Ablacımmm. Çok çok öpüyorum sevgiyle ❤️❤️

      Sil
  9. benimde aklıma güzel anılar geldi. ne güzel çakılmıştım kafa üstü yere heeeyyy hey!

    YanıtlaSil
  10. Çocukken ben de çok yemiştim. Sonra yıllar geçti aradan, tadını bile unutmuştum neredeyse..
    Birkaç yıl önce Beypazarı ziyaretimizde tam da söylediğiniz şekilde ipe dizmiş satıyorlardı.
    Ama ilginçtir ki, adı ve görüntüsü dışında çocukluğumdaki o tadı bulamadım nedense..

    YanıtlaSil
  11. Çok severdim alıçı.. Şimdilerde görmek ne mümkün... O zaman başkaydı tabi... Hafızamızda ne güzel yer etmiş.. Hatırlattığınız için teşekkürler..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  12. Geçmişe bir özlem var her zamanki gibi yaş ilerledikçe :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünya çok hızlı değişiyor ve her şey bozuluyor özlemim bundan

      Sil
  13. Ama ama nasıl imrendim sana anlatamam kiii ...,
    Dizi dizi kolye yapıp tane tane tadını çıkartmak ...
    Hele de yıllar sonra dalından üç beş tane de olsa koparabilmek ...,
    Hissini yakaladım canım ...
    Keyfin bol olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhh canım benim sonbaharda seninle aynı tada varmak isterim

      Sil
  14. Alıç bilmiyorum ben ama bizim evin orda çilenbik ağacı vardı. Kocaman birşey. Ona giderdik sık sık. Şimdi o güzelim ağacın yerinde çirkin binalar:(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu alıçlar da doğanın tahibatına kaç sene daha dayanırlar bilemiyorum.

      Sil
  15. Alıç çok yerde bilinmez sanırım. Güneyde de çok satılır. Hambeles, murt da ona benzer meyveler. Çocuklar küçük şeyleri daha çok seviyorlar genellikle. Doğallığın kaybolmasından ötürü pek çok şeyin eski tadı, kokusu bulunamasa da eskiyi hatırlatan her şey daha güzel, daha değerli.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ortaanadolunun bozkır topraklarında çok a yetişiyordu. Şimdilerde üçbeş ağaç ya var ya yok

      Sil
  16. Ahhh tigris çok teşekkür ederim bu güzel nostaljik yazın için bir an bu zamandan ayrılıp gittim o güzel günlere...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim o günleri yaşamak çok güzel

      Sil
  17. Kaleme aldığınız konu beni taaa geçmişe götürdü ve getirdi :)o zamanlardaki yaşamın daha bir albenisi ,tadı olduğunu hatırlattınız .
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  18. Çocukluğummm nede güzel anlatmşsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım. Epeydir yoktun seni gördüğüme sevindim

      Sil
  19. alıç görünce çocukluğumu hatırladım ben de ...

    YanıtlaSil
  20. amaaaa olur mu hiççç
    En sevdiğim yıllardır görüşemediğim üstelik:))
    Rahmetli Hatice annem Eskişehir'den her gelişin de getirirdi bana.Çocukken de Ankara'da iplere dizili satılırdı boynuma geçirir tek tek yerdik üstünden:)
    Teşekkürler güzellik ,ne çok yere götürüp getirdin bir avuç sevgiyle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy canımmm keşke o günlere tekrar dönebilsek

      Sil
  21. alıçtan hiç kolye yapmamıştım, aslında güzel fikirmiş ben niye düşünemedim bunu çocukkken :) ben de çocukluğunu çok özleyenlerdenim, öyle böyle değil.. agacını da kendisini de çok severim alıcın..

    YanıtlaSil
  22. Başlık çok yakışmış. Alıç için daha ne denilebilir nostaljik dışında. İlkokuldayken çıkışta okul önündeki satıcıdan ipe dizilmiş halde alır kimimiz boynumuza takıp kopararak yerdik.

    YanıtlaSil
  23. İyi günler.Öğretmen olduğunuzu duyunca daha bir sevmeye yatkın olarak geldim sitenize.Ben de yazabildiğimce iyi yazmaya çalışan birisi olduğum için başkalarını okuyup yanlışlarını araştırınca o yanlışları kendim yapmamaya özen göstereceğim için herkesi eleştirmeye çalışıyorum.Eğer yanlış anlamazsanız gücüm yettiğince sizi de eleştirmek istiyorum. :)

    -Öncelikle giriş-gelişme-sonuç biraz belirsiz kalmış.Bu bölümleri biraz daha net biçimde yazarsanız yazınızın başarısının artacağını düşünüyorum.Yazılarınızı paragraf paragraf yazarsanız bunu yapmanız kolaylaşır bence.
    -Eski günlere olan özlem de alıçı sanki yeni çıkmışçasına tanıtanlara olan eleştiri de çekimser kalmış.Temanızı daha güçlü ortaya koyarsanız yazınız daha açık olur.
    Eğer yanlış eleştirilerim olduysa özür dilerim."Gücüm yettiğince" dediğimi unutmayın.Siz de eleştiri konusunda benim gibi düşünüyorsanız beni eleştirmenizden büyük mutluluk duyarım. :)
    www.eskihaliclininyeraltindanandiclari.wordpress.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay siz daha önceleri nerelerdeydiniz ?
      Eleştiriniz beni mutlu eder. Bu yazı çok zor günler geçirdiğim dönemde kaleme alınmıştı. Bırakın giriş gelişmeyi, ben bu kadarını yazacağımı bile ummuyordum . Sırf kendimi oyalamak , aklımı başka bir yöne çekmek için yazmıştım . Sevgiyle

      Sil
  24. Ah..ahhhh... Daldım gittim uzak yerlere, anacığım alıçı çok severdi. Zevkle doya doya okudum kaleminize sağlık.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş neden bu kadar özlemle anılır oldu son yıllarda. Tad tuz kalmadı. Her şey bol ama hiçbir şey eskisi gibi değil.

      Sil
  25. Yazıyı okuyunca hem özlem duyduğum çocukluğumu hem de üniversite yıllarımın geçtiği Eskişehir'i hatırladım. Kampüste sıra sıra dizilen ağaçlardaki alıçları kemirirdik. Geçmişin içindeyken kendisine bu denli hasret duyacağımızı nereden bilebilirdik?

    YanıtlaSil

Öne Çıkan Yayın

Yalnızlığa Dair

Birine bağlanamayacak kadar        kalabalık yalnızlıklarım         var benim .  Tigris